KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/3282 E., 2006/3821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 14 parsel sayılı 3828.26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz köy halkı tarafından harman yeri olarak kullanılması nedeniyle harman yeri orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... Daşgın, yasal süresi içinde taşınmazın adına tespit edilen 13 parsele uygulanan tapu kaydı kapsamında kaldığı, 13 parselin devamı niteliğinde olup, zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin harman yeri vasfı ile davacı ... Daşgın adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı ... Daşgin yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 13 numaralı parsele revizyon gören 12.5.975 tarih 9 numaralı tapu kaydının davaya konu parsel yönünün harman yeri okuması nedeniyle harman yeri olarak sınırlandırılmış; davacı, anılan tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu taşınmazın kamu orta malı niteliğinde harman yeri olup olmadığı, harman yeri değil ise zilyetlikle iktisap şartlarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. Kamu orta malı mer’a veya harman yerine ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köyden seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı esasa göre belirlenmesi gerekir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tesbit edildiği yerde ikamet eden bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun bulunmamaktadır.
Ayrıca çekişmeli taşınmazı çevreleyen tüm taşınmazların ve özellikle güneydeki yolun ötesinde yer alan parsellerin onaylı tutanak suretiyle dayanağı olan belgelerin getirtilip komşu parsel yönünü ne okuduklarının belirlenmemesi, tesbite aykırı sonuca varıldığı halde tesbit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmaması ve dayanılan tapu kaydının mahalline yeterli şekilde uygulamaya çalışılmadan hüküm kurulması da usule uygun bulunmamaktadır.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davaya konu parseli kenardan çevreleyen tüm taşınmazların özellikle güneydeki yolun ötesinde yer alan 101 ada 186, 188, 18, 19, 20, 21 ve 22 numaralı parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köyde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında davacı adına tesbit edilip kesinleşen 13 numaralı parsele revizyon görüp bu parseli de kapsadığı iddia olunan 12.5.975 tarih 9 numaralı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıttaki amucazadesi ..., yol ve harman yeri hudutları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişiler tarafından gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek tüm yansız yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu,
kamu orta malı niteliğinde harman yeri olup olmadığı, taşınmazın güneyinde yer alan ve doğudan batıya doğru seyreden yolun kadim nitelikte bulunup bulunmadığı, arazinin kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde harman yeri olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli,
yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının miktar ve hudutları itibariyle kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/3282, K. 2006/3821, 22 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama