KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/3902 E., 2006/4742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 212, 256 ve 257 parsel sayılı 2500, 3000 ve 3475 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda: davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 212 ve 256 parsel nolu taşınmazların davalı ... adına tesciline, 256 parselin ... ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazların ... muris ...'e ait iken ölümü ve taksimle 256 sayılı parselin davacı ...'ye, diğer parsellerinde taksim ve hisse satışlarıyla davalıya intikal ettiği mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiğine, davacı ...'ye intikal eden 256 sayılı parselin ... kızı ... tarafından 1965 yılında yapıldığı iddia edilen satışın yasal bir dayanağının bulunduğu (parselin ...'nin 1978 yılında ölmeden önce kızı ...'ya satıldığı,
bağışlandığı veya bir başka nedenle bu yerin malikinin ... olduğu) isbat edilemediğine, taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğininde saptanmış olmasına göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Sicil oluşturulurken taşınmazın kim veya kimler adına tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında doğru olarak gösterilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/3902, K. 2006/4742, 22 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama