KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/6193 E., 2006/7992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 229 ada 180 parsel sayılı 193.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli bulunduğu ve miktarı kadar yerin 135 sayılı parsel olarak davacı adına tespit edilip kesinleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Çekişmeli taşınmaz 135 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, davacı K.evvel 338 tarih 6 nolu tapudan gelme 7.12.1972 tarih ve 12 sıra nolu tapu kaydı ile zilyetliğe dayanarak dava açmıştır.
Çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının miktarı ile geçerli olup miktar kadar yerin bu kayda dayanılarak davacı adına tespit edilip kesinleştiği, bu nedenle kaydın miktar ve hudut olarak parseli kapsama gibi bir durumunun bulunmadığı, tapuda ... dibi olarak gösterilen yerin davalı taşınmaz olup, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğu,
tespitten önce taşınmaz üzerinde davacı ve bayiinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinin 20 yılı aşkın süreye ulaştığı ve böylece mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kroki ve raporla belirlenmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/6193, K. 2006/7992, 15 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama