KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/1181 E., 2007/1008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 258 ada 23 parsel sayılı 12.097.40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ifraz, satış nedeni ile davalı ... adına, 258 ada 24 parsel vergi kaydı ifraz ve satış nedeni ile davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kadastro ile oluşan tapu kaydına dayanarak 258 ada 24 parsele davalı ...'ın müdahalesinin önlenmesi için dava açmıştır.
Davalı ..., 9.1.2004 tarihli karşılık dava ile tapu kaydına dayanarak 258 ada 24 parselin davacı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, meni müdahale davasının reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve davalının 258 ada 24 parselin 11.1.2005 tarihli bilirkişi raporunda taralı olarak belirtilen 86.29 metrekarelik kısmına müdahalesinin men'ine, davalı-karşı davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların taşınmazlarının kök tapuya dayanması, tapulu yerin taksiminin ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, sınırın bilirkişi raporunda kırmızı ile gösterilen yer olduğu, buranın aslında 23 parsele ait olduğu iddiasının da yazılı belge ile ispatlanmadığı,
bu nedenle kadastro sınırı esas alınıp davacının davasının kabulü ile davalı ...'in 24 parselin 86.29 metrekarelik kısmına müdahalesinin men'ine, davalının tapu iptali ve tescile ilişkin karşı davasının reddine şeklinde hüküm kurulmuştur. uyuşmazlık taşınmazların müşterek hududuna ilişkin olup, ortak sınırın kayıtların uygulanması suretiyle ve yerel bilirkişi ve tanıklar beyanı ile, tapu kaydının oluşturulduğu tarihteki sınır esas alınarak çözümlenmesi gerekir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davalı tanıkları taraflar arasında ortak sınırı göstermişler, belirtilen bu sınır davacı tarafından da kabul edilmiştir. Taşınmazın sınırının kadastro tespitinde değiştiği, fiilen kullanılan sınır ile kadastro sınırının farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı dayanağı (aynı zamanda kadastro tespitine de esas alınan) tapu kaydı hisseli olup kayıt maliklerinin aralarında yaptıkları harici ifraz nazara alınarak tespit yapılmış, kaydın yüzölçümü ile kaydın revizyon gördüğü parsel miktarları dikkate alındığında davalı ...'in kayda göre az, davacı ...'in ise taşınmazının tespitine esas vergi kaydının revizyon gördüğü parsel miktarları dikkate alındığında daha çok yer kullandığı, kayıtların diğer sınırlarında da bir değişme olmadığı anlaşılmaktadır.
Ortak sınır, taraflar ile yerel bilirkişi ve tanıkların göstermesi ve bu sınırı davacı ...'in de kabulü ile belirlendiğinden 29.9.2004 havale tarihli krokide 24 parsel üzerinde kırmızı ile çizilen ve 1, 2, 3 ile gösterilen 76.43 metrekarelik kısmın davalı ...'e aidiyeti, bu kısma ilişkin davacı tapusunun iptali ile davalı adına tescili, aynı krokide 1, 2, 3 ile gösterilen alan dışında kalan 9.86 metrekarelik kısım davacıya ait olup, bu kısma davalı ...'in müdahalesinin men'ine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1181, K. 2007/1008, 29 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama