KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/1257 E., 2007/2159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 404, 406, 407, 408, 410, 411 ve 412 parsel sayılı 722.000, 439.300, 266.800, 67.000, 44.250, 49.000 ve 14.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının miktar fazlası olmaları nedeniyle Maliye Hazinesi adına tesbit edilmiştir. İtirazları Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar, tapu kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Yargılama sırasında ... ve ... tapu kayıtlarına, ... Köyü Muhtarlığı ise mera iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 404, 407 ve 408 parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına, 406 sayılı parselin ..., 410, 411 ve 412 parsellerin ise ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacı ... ile müdahiller ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemleri 404, 406, 407, 408, 410, 411 ve 412 parsellere ilişkindir. Mahkemece zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinden bahisle 406, 410, 411 ve 412 sayılı parsellerin kararda adı geçenler adına tesciline, 404, 407 ve 408 sayılı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve değerlendirme hüküm için yeterli değildir.
Kadastro sırasında dava konusu parseller, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının miktar fazlası olmaları nedeniyle Hazine adına tesbit edilmişler, davacılar da tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Davacılar tarafından hangi parsel için hangi tapu kayıtlarına dayanıldığı açıklanmadığı gibi mahkemece de önel verilmek suretiyle bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır.
Keşiflerde bir kısım tapu kayıtları uygulanmış ancak kapsamları yöntemine göre belirlenmemiş, gayrisabit sınırlı bulundukları ve bir kısım komşu parsellerin mera olduğu kabul edildiği halde miktar fazlasının meradan kazanılıp kazanılmadığı ve özel mülkiyete konu olup olamayacağı araştırılmamış, karar yerinde de tartışılmamıştır.
Diğer taraftan temyize konu parsellerin edinme sütunlarında sözü edilen 271, 272, 273, 276, 277, 278, 279, 280 ve 281 parsellerin toplam miktarı 691.100 metrekare, bu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının toplam miktarnın 50 dönüm olduğu, kayıtların miktarından çok fazla taşınmaza revizyon gördükleri değerlendirilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşabilmek için, öncelikle davacı tarafa hangi parseller için hangi tapu kayıtlarına dayandıkları kesin olarak açıklattırılmalı, dayanılan tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte dosya içine celbedilmeli, tapu kayıt malikleri ile davacı ve temyiz eden müdahiller arasında akdi veya irsi bir bağ olup olmadığı araştırılmalı, nizalı parseller ile bu parsellerin edinme sütunlarında yazılı parsellerin tamamını çevreleyen taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak suretleri ve dayanağı belgeler getirilmeli,
bundan sonra mahallinde davada yararı bulunmayan köyler halkından seçilecek yöreyi iyi bilen ve yaşlı üç kişilik yerel bilirkişi kurulu aracılığı ile keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtlarının mevki ve sınırları tek tek okunmak suretiyle kapsamı, sınırlarının niteliğine göre belirlenmeli, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, nizalı taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kaldığının kanıtlanamaması veya gayrisabit sınırlı kayıtların miktar fazlası olduklarının belirlenmesi halinde miktar fazlasının meradan kazanılıp kazanılmadığı,
taşınmazın öncesi, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman ziraatçi bilirkişiden taşınmazların niteliği, bitki örtüsü, tarım arazisi vasfında olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıt ve dayanakları ile denetlenmeli, tesbit tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 33. maddesi hükmü uyarınca zilyetlikten mülk edinme sınırının beher taşınmazda (bir bütünden bölünmüş olmamak koşulu ile) 100 dönüm olduğu göz önünde bulundurulmalı,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1257, K. 2007/2159, 5 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama