KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/1303 E., 2007/1025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Müdahil
- ...
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: "Mahkemece istem olmadığı ve tutanak düzenlenmediği halde talep dışına çıkılarak dava konusu parsellerin geometrik durumlarının değiştirilmesi ve miktarlarının artırılmasının doğru bulunmadığı, ayrıca mahkemece zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda olaylara dayalı bilgi alınmadığı, dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğunun kesin olarak belirlenmediği, taşınmazların bulunduğu bölge ile ilgili eski tarihli askeri haritalar getirtilerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmediği,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17.maddeleri uyarınca araştırma, uygulama ve incelemenin yapılmadığı, çekişmeli parsellerin zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağının ve zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak saptanmadığı ve böylece eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna" değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının reddine, çekişme konusu 107 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vekili ve müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesap hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Müdahil davacı ...
Köyünün 76 parseline uygulanan 17.12.1947 tarih 93 sıra numaralı murisi ... adına tescil edilen tapu kaydına dayanarak tapu miktarına göre eksik kalan kısmı niza konusu parsellerden tamamlanmasını talep etmiştir.
Bozmadan önceki hüküm ile nizalı parsellerde ve parsel dışında kalan bir kısım yerler birleştirilerek toplam 5325 metrekare tapu kapsamı olarak müdahil davacı adına tescil edilmiş, bozma ilamında, sadece tutanak düzenlenmediği halde talep dışına çıkılarak nizalı parsellerin geometrik durumlarının değiştirilmesi ve miktarlarının artırılması doğru bulunmadığı belirtilmiş, tapu kaydı kapsamında kalan nizalı parsellerin sınırı ve miktarı içindeki kısımlara dokunulmamıştır.
Oysa mahkemece bozma ilamından taleple bağlı kalınıp miktarın arttırılamayacağı, müdahilin talebinin de miktarla ilgili olduğu kabul edilip, tapu kapsamında kalan nizalı parsellerin kadastro tespiti sınırları içinde kalan kısımlarının da verilemeyeceği anlamının çıkarılması bozma kapsamına göre doğru bulunmamaktadır.
Ayrıca müdahilin dayandığı tapu kaydı ve tescil krokisi uygulanarak niza konusu parsellerin sınırları içinde kalan kısımları tespit edilmemiş ve teknik bilirkişi krokisinde ayrıntılı olarak gösterilmediği gibi ...’e kayıt sahibinden ne şekilde intikal ettiği de yöntemince araştırılmamıştır. Davacının talebi yönünden ise; mahkemece dava konusu yerlerin 1962 yılında ... Nehrinin suları altında kaldığı, zilyetliğin sık sık fasılaya uğradığı ve
./..
2007/1303-1025 Sh:2
zilyetliğin uzun süre kesilmiş olması nedeniyle 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetliğin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazda zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş biçimi, öncesinin ne olduğu, taşkından önce iktisabı sağlayan zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği tam ve kesin olarak belirlenmemiş, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtirdiği şekilde 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Böylesine eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Doğru sonuca varılabilmesi için; müdahil davacının dayandığı ve murisi adına olan 17.12.1947 tarihli tapu kaydı ile dayanağı 1.11.1947 tarihli tescil krokisi uygulanarak, buna göre nizalı parsellerin kadastro tespiti ile belirlenen geometrik durumu ve miktarı içinde kalan kısımları belirlenmeli, teknik bilirkişiden dayanılan tapunun kapsamı ve nizalı parseller içinde kalan kesimlerinin miktarını belirtir şekilde ayrıntılı krokili rapor alınmalı, bu kısımların kayıt sahibinden müdahil davacı ... ’e ne şekilde intikal ettiği yöntemince araştırılmalı ve kayıt sahibinden müdahil davacıya intikal ettiğinin anlaşılması halinde,
kayıt kapsamında ve davalı taşınmazlar içinde kalan, teknik bilirkişi tarafından belirlenen kısımların tapu kaydı nedeniyle müdahil adına tescili düşünülmelidir.
Davacı yönünden, taşınmaz başında mahalli ve teknik bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerin huzuru ile keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklardan taşınmazın geçmişteki durumu, niteliği, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi, intikali ve tasarrufu, Menderes nehrinin taşmasından önce iktisabı sağlayan zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tesbit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, taşınmazların belli süre sular altında kalmasının iradi terk anlamına gelmeyeceği düşünülmeli, ziraatçı,
ve jeologlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan taşınmazların öncesinin ne olduğu, toprak yapısı, işleniş tarzı, süresi ve özel mülkiyete konu olan yerlerden olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir şekilde düzenlettirilecek olan krokide Menderes nehrinin eski ve yeni konumu gösterilmeli, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılıp kazanılmayacağı ve zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak saptanmalıdır.
...
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1303, K. 2007/1025, 2 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama