KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/2360 E., 2007/2760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 14, 106 ada 6 ve 115 ada 10 parsel sayılı 81, 86, 227,02 ve 344,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... oğlu ... adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 111 ada 14 sayılı parselin davalı ... oğlu ..., 106 ada 6 sayılı parselin ... oğlu ... ve 115 ada 10 sayılı parselin ise ... ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Çekişmeli 111 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ev vasfında olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tesbit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 111 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2) Hazinenin dava konusu 106 ada 6 ve 115 ada 10 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; gerek davalının ve gerekse de yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından temyize konu bu taşınmazların davalı ile bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar 106 ada 6 ve 115 ada 10 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescil kararı verilen kişilere ait bulunduğunu belirtmişler ise de bu kişiler davada taraf değillerdir. Olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesinde sözü edilen ve kadastro hakiminin re’sen araştırma yapmasını gerektiren durumlarda söz konusu değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/2360, K. 2007/2760, 10 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama