İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2007/2933 K.2007/4737

Taahhüdü ihlal suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda ödeme taahhüdünde tüm borç toplamının açıkça hesaplanıp belirtilmemesi sebebiyle suçun unsurları oluşmadığından beraatine dair, İzmir 7.İcra Mahkemesinin 05.12.2005 tarihli ve…

Esas2007/2933Karar2007/4737Tarih27 Kasım 2007Okuma6 dk · 1.284 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/2933 E., 2007/4737 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2007
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.284 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taahhüdü ihlal suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda ödeme taahhüdünde tüm borç toplamının açıkça hesaplanıp belirtilmemesi sebebiyle suçun unsurları oluşmadığından beraatine dair, İzmir 7.İcra Mahkemesinin 05.12.2005 tarihli ve 2005/1352-2742 sayılı kararına yönelik itirazın tahhüdün geçerli olduğundan bahisle kabulüne ve borçlunun ödeme taahhüdünü yerine getirmeme sebebi araştırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine ilişkin, İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2006 tarihli ve 2006/742 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Tebliğname ile;

2004 sayılı Kanun'un itiraz başlıklı 353.maddesinde "İcra Mahkemesinin bu bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren yedi ... içinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. itiraz üzerine verilen karar kesindir.

İcra Mahkemesinin bu bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme uyarınca 2004 sayılı Kanunun 16.Bap'ı kapsamındaki suçlar hakkında İcra Mahkemesince verilen kararlara karşı itiraz olunabileceği, 5271 sayılı Kanunun 270.maddesinde, "....mercii, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılmasını da emredebilir.", 271.maddesinde "(1) kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir.

Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet Savcısı ve sonra müdafi veya vekiln dinlenir. (2) itiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,

1- Mercii Mahkemece itirazın kabulüne karar verilmesi karşısında, 5271 sayılı kanunun 271/2.maddesi gereğince işin esasına girilerek ihtilaf konusunu halledecek şekilde itirazın mevzuunu teşkil edecek mesele hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,

2- Mercii Mahkemenin, vukubulan itiraz üzerine, lüzum görülen tüm araştırmaları yapabilecek veya yaptırabilecek olması, yine gerek görülürse Cumhuriyet Savcısı, müdafi veya vekilin dinlenmesine karar verebilecek olması karşısında her halükarda işin esasına girilerek bir karar vermesi gerektiği, dolayısıyla talep konusuna bağlı kalmak üzere dava konusunu usul ve esas yönünden inceleme zorunluluğu bulunduğu,

bir başka ifadeyle yapılan yargılama sonucunda İcra Ceza Mahkemesince 2004 sayılı Kanunun 16.Bap'ı kapsamındaki suçlar hakkında verilen kararlara karşı yapılan itirazın merciince yerinde görülmesi durumunda, işin esası hakkında araştırma, inceleme yapılması gerektiğinden bahisle dosyanın hüküm Mahkemesine iade edileceğine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 271. maddesinde Kanuni düzenlemenin bulunmaması sebebiyle, mercii 4. Ağır Ceza Mahkemesinin "borçlunun taahhüdü yerine getirememesi sebebinin mahkemesince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesine" ilişkin gerekçesinin kanuni dayanağının bulunmadığı,

dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2.maddesinde açıkça yer almayan bir usul sisteminin kabul edilmesinde,

İsabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.05.2007 ... ve 23484 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 07.06.2007 ... ve K.Y.B:2007/98016 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dosya kapsamına göre. İzmir 7.İcra Mahkemesince borçlu sanığın taahhüdünün geçerli olmaması nedeniyle beraatine dair, verilen karara yönelik itiraza bakan İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde,

itirazın kabulü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.12.2000 tarih ve 5/5 sayılı kararına göre T.C Anayasasının 38. maddesine eklenen son fıkrası uyarınca hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir hükümlülüğü yerine getirmemekten dolayı özgürlüğünden alıkonamaz hükmü ve yapılan düzenlemenin sanığın lehine olması ve TCK’nun 2/2. maddesi gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden gözetilmesi gerekliliği ve borçlunun taahhüdünü kasten mi güçsüzlüğü nedeni ile mi yerine getiremediği hususunun araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 tarih ve 2006/220-231 sayılı kararında da açıklandığı üzere "1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı;

“kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder.” olarak yapılmıştır...“disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir.

Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1.maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür.

Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen “hüküm” niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz.” şeklinde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanununda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında itirazın, kural olarak itiraz olunan kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk inceleme kararı veren mahkemece gerçekleştirilip, kararın düzeltilebileceği, yerinde görmezse en çok üç ... içinde itirazı inceleyecek mercie göndermesi gerektiği (CMK.md.268/1-2), buna karşılık İcra ve İflas Kanununda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi ... içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza

Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanundaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunundaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan kanunun “İtiraz usulü ve inceleme merciileri” başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda “suç” karşılığı verilen kararlar olmadığı,

5271 sayılı CMK.nun 268. maddesinde kararına itiraz edilecek mahkemeler arasında icra mahkemesinin gösterilmediği cihetle, İcra ve İflas Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi ...

içerisinde doğrudan yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerektiği, anılan maddede ilk incelemenin icra mahkemesince yerine getirileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde, itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir.

Diğer taraftan, itiraz mercii İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince; itirazın kabulü ile İzmir 7. İcra Mahkemesinin 5.12.2005 tarih 2005/1352-2742 sayılı kararının kaldırılmasına karar vermesini takiben "...

T.C Anayasa'sının 38. maddesine eklenen son fıkra uyarınca hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz hükmü ile yapılan bu düzenlemenin sanığın lehinde bulunması ve TCK'nun 2/2. maddesi gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bulunduğundan ve borçlunun taahhüdünü kasten mi yoksa güçsüzlüğü nedeniyle mi yerine getiremediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine" karar verilmiş isede, Anayasa Mahkemesinin 21.11.2002 tarih ve 2001/415 esas,

2002/166 sayılı ve 28.2.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "itiraz konusu kuralda, düzenlenen eylem Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasında sözü edilen, doğrudan sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilememesi olmayıp, kamu otoritesince yürütülen cebri icranın etkinliğinin sağlanmasıdır.

Bu nedenlerle, yasada öngörülen yükümlülük sözleşmeden değil yasadan kaynaklandığından kural, Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı değildir." şeklinde gerekçeyi içeren itirazın reddi kararı karşısında, mahkemesince araştırılması gereken bir hususun da bulunmadığı açıktır.

Konunun bir kez de Kabahatler Kanunu yönünden irdelenmesinde ise, anılan Kanunun “itiraz yolu” başlıklı 29. maddesinde, “(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi ... içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.

(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir…..” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanununda da itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin “itirazın kabulüne” veya "itirazın reddine," karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur.

Dosya içerisinde araştırılması gereken bir husus ve toplanması gereken bir delil de bulunmadığına göre, itirazın kabulü ile icra mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar veren İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın esası hakkında da bir karar vermesi gerekirken, bu konuda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname değişik gerekçe ile yerinde görülmekle, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2006 tarih ve 2006/742 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/2933, K. 2007/4737, 27 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/2933
Karar No
2007/4737
Tarih
27 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/2933 K.2007/9388
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2937 K.2007/19466
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2938 K.2007/19465
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2007/2944 K.2007/4681
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2007/2955 K.2007/4117
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/2965 K.2007/10181

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.