KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/304 E., 2007/293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 267 ada 97 parsel sayılı 3.236.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 35-40 yıldır zilyetliğinin terk edilmesi nedeni ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptali ile davacı adına tarla vasfı ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 35-40 yıldır sürülüp ekilmediği gerekçesi ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, mahkemece davanın kabulü yönünden hüküm kurulmuştur.
Mahkemece arazi başında dinlenen yerel bilirkişi beyanları ile tutanağın edinme sebebi sütununda yazılanlar birbiri ile çeliştiği gibi yerel bilirkişi beyanları ile uzman ziraat mühendisi ...’ın 22.9.2006 tarihli raporuda çelişmektedir.
Yerel bilirkişiler taşınmazın tarla vasfında olduğunu, tahıl ziraatinde kullanıldığını, kullanmanın aralıksız, çekişmesiz malik sıfatı ile 20 yılı aşkın süreye ulaştığını ve terk diye bir hususun söz konusu olmadığını ifade ederken, uzman bilirkişi, taşınmazın 15-20 yıldır sürülüp ekilmediğini içerisinde çam, ardıç, meşe, ahlat gibi çok yıllık orman ağaçları ile yabani formlu ahlat ve alıçlarla kaplı olup imar ihya sonucu kullanılabileceğini bildirmiştir.
Taşınmazın çevresinde yer alan 98, 99 ve 93 sayılı taşınmazlar Hazine adına tesbit edilmiş olup, 96 sayılı parselin halen davalı olduğu, 93 ve 98 sayılı parsellerin batısının ise Devlet ormanına bitişik bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece dosya kapsamına, taşınmazın konumuna ve uzman bilirkişi raporuna açıkça aykırı düşen yerel bilirkişilerin maddi olaya dayanmayan, mücerret ifadelerine dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Bu tür eksik ve yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle bu dosya ile 96 sayılı parsel dosyası birleştirilmeli, bundan sonra bu iki parseli kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerle orman kadastrosu yapılmış ise orman tahdit harita ve mazbataları, orman kadastrosu yapılmamışsa bölge ile ilgili 1/25.000 ölçekli memleket haritası, hava fotoğrafları, amenajman planları getirtilip dosya ihmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları,
teknik ve uzman ziraat ve orman bilirkişileri huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dayanılan tüm kayıtlarla ormanla ilgili belgeler uygulanıp kapsamları belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uzman ve teknik bilirkişilerden taşınmazın niteliğini belirtir, arazilerin uygulanan kayıtlara göre konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/304, K. 2007/293, 9 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama