KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2007/324 E., 2007/198 K.·Aktif Dava Ehliyeti Husumet Yokluğu
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2007
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 39 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 40 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 180 ada 6 parsel sayılı 92,08 metrekare yüzölçü-mündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı K... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Baykan, yasal süresi içinde kadimden bu yana kullanılan köy yolu olmasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı Köy Tüzele Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkeme kararında da belirtildiği gibi "davada yarar" dava şartlarından biridir. Davanın içine girilebilmesi, uyuşmazlığın esastan incelenebilmesi için davayı açan kişinin o davayı açmasında hukuki yararı bulunmalıdır. Bu yarar dava açıldığı zaman var olmalıdır.
Dava açıldığı tarihte dava açmakta yararı bulunmayan kimsenin davası bu nedenle reddedilecektir. Müşahhas olayda davacı, taşınmazın öncesinin kadim köy yolu olduğunu, köyün özel malı olma gibi bir durumunun bulunmadığını, kendi tarlasına bu yoldan gidip geldiğini ifade etmiş ve taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesini talep etmiştir. İncelenen kayıtlardan 148 ada 38 sayılı parselin davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yeni bir geçit hakkı istememektedir.
Geçmişte var olan hakkının elinden alındığı iddiasıyla bu hakkın devamı için inceleme yapılmasını istemektedir.
Diğer bir deyişle davacı, öncesi yol olan taşınmazın haritada yol olarak gösterilmemesi ve davalı adına tarla olarak tespit edilmiş bulunması nedeniyle kadim hakkının elinden alındığını belirterek, bu yönde inceleme yapılmasını talep etmektedir. Bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu açık olduğu gibi, davacının gerçekte bir hakkının bulunup bulunmadığının araştırılması da Kadastro Mahkemesinin görevi içerisindedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/324, K. 2007/198, 5 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama