İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2007/3590 K.2007/5127

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2007/3590Karar2007/5127Tarih13 Aralık 2007Okuma4 dk · 829 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/3590 E., 2007/5127 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2007
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

829 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 133 ada 12 parsel sayılı 255.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin fen bilirkişisinin 15.2.2007 tarihli raporunda kırmızı boyalı (A) harfi ile belirtilen 67.21 metrekarelik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bu kısım hakkındaki tescil isteğinin reddine, kalan 187.96 metrekarelik kısmın davacılar ... ve ... adlarına eşit paylarla tesciline,

Hazinenin açtığı kal davasının mahkemenin görev alanında olmadığından tefrik edilerek mahkemenin görevsizliğine talep halinde yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece çekişmeli parselin davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilen 187,96 metrekarelik kısmının Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/327 esas, 1969/77 karar sayılı meni müdahale davasının davalı Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturduğu nizalı parselin mera ve köy yeri olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.

Davacının kesin hüküm iddiasında bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/327 esas, 1969/77 karar sayılı dosyasında davacı ... (davacıya satış yapanların murisi), davalılar ...

Köyü Tüzel kişiliği ve Hazine, dava meni müdahale davası olup davacı ... davalıların kendisinin tapuyla sahip olduğu ve zilyetliğinde bulunan taşınmazına kısmen müdahale ettikleri iddiasına dayanarak dava açmış ve doğusu deniz teressübatı ve deniz batısı davacının kendisine ait dava konusu olmayan (B) ile gösterilen 2552,5 metrekarelik kısım ve ötesi ..., kuzeyi ... ..., güneyi ...un ... sınırı ile çevrili 1936 metrekarelik kısmın davacının tapusu dahilinde kaldığı kabul edilerek davalıların men'ine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.

Davalı Hazinenin kesin hüküm olduğunu ileri sürdüğü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/205 esas, 1982/244 karar sayılı davacısı Hazine, davalısı ... olan men'i müdahale dava dosyasında ise davacı Hazinenin davasının kabulü ile sınırları; ..., ..., ... ve ... ile çevrili krokide kırmızı ile taralı 67,28 metrekare ve mavi ile taralı davalının ..., ... ve ...’tan satın aldığı 60 metrekare ev ve yazlık kahve olarak gösterilen 67, 38 metrekarelik, üç parça yere davacının müdahalesinin men’ine ve davacının bayilerinin murisi ...’ın burada yerinin bulunmadığına karar verilmiş, bu kararda Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.

Davacı ...'ın bu karara karşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/327 esas, 1969/77 karar sayılı dosyasını ileri sürerek açtığı yargılamanın yenilenmesi davası da reddedilerek ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Davacı Niza konusu yeri ...’un mirasçıları ..., ... ve ...’tan 2.1.1974 tarihli köy satış senedi ile satın almıştır, miktarı 286 metrekare olup doğusu ... kahvesi, batısı ... veresesinden (satıcılar) ..., ..., ..., kuzeyi ... ve güneyi yol ve deniz olan kısmı satın almıştır.

Satıcı ... ve müştereklerinin tapu kaydı ise, Doğusu Deniz, batısı ..., kuzeyi ... ..., güneyi ...un ... yeri ile çevrili 1837 metrekare yüzölçümündeki yer olup ...’un hibesi ile kızları ..., ... ve ...’a intikal etmiş onlarda burayı 17.8.1979 tarihli 81 ve 82 sıra numaralı tapu kaydı ile ifraz edip 1248 metrekare’lik kısım ...’e uhdelerinde kalan 589,34 metrekarelik kısım ise 11.1.1974 tarih 5 sıra nolu tapu kaydı ile ... isimli şahıslara satılmıştır.

Bundan da anlaşılacağı gibi tapu kaydı kapsamı dava dışı üçüncü şahıslara satılmıştır. Davacı ...’a tapu ile satılan herhangi bir yer bulunmamaktadır.

O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı ve davalının dayandıkları ilam ve krokiler ve davacının dayandığı karara mesnet teşkil eden tapu kaydı ve krokisi uygulanıp her birinin kapsamı ayrı ayrı belirlenmeli, tapu ile satın alan ... ve ...’e ait taşınmazların yerleri belirlenip dava konusu yerin hangi kesin hüküm kapsamında kaldığı herhangi bir tereddüt ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, teknik bilirkişiye keşfi izleme olanağı verecek şekilde rapor ve kroki düzenlettirilmelidir.

Her iki kesin hükmün de dava konusu yere ait olduğu sonucuna varılırsa, Hazine lehine düşen 1976/205 esas ve 1982/244 karar sayılı 2. kesin hüküm sırasında davacı taraf 1. kesin hükmü ileri sürmüş ve mahkemece dosya bulunamamasına karşın ilam örneği getirtilip 1. kesin hükümde tartışılarak davacı ...'ın müdahalesinin menine karar verildiği,

bu karar da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı ...'ın 1. kesin hükme dayanarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/10. maddesi gereği açtığı yargılamanın yenilenmesi davasıda reddedilip Yargıtay denetiminden geçtiğinden artık 2. kesin hükme değer verilmesi gerektiğinin gözönüne alınması (8. Hukuk Dairesi 17.10.1968 tarih 4790 esas, 5175 karar sayılı ilamı Prof Dr. ...

Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt IV sayfa 3568) kabule görede; kıyı kenar çizgisi belirlenirken 28.11.1997 tarih 1996/5 esas ve 1997/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği üzere kural olarak kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi görevi adli yargıya aittir.

Ancak 3621 sayılı Yasa'nın 9. maddesi gereğince idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idari yargı tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin saptanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu husus araştırılmadan idare tarafından belirlenmiş kıyı kenar çizgisinin fen bilirkişisi tarafından uygulanarak tespiti de isabetsiz olup temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/3590, K. 2007/5127, 13 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/3590
Karar No
2007/5127
Tarih
13 Aralık 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/3590 K.2007/17532
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/3591 K.2007/17533
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/3593 K.2007/17995
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/3594 K.2007/17971
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/3595 K.2007/11219
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/3595 K.2007/17970

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.