KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4086 E., 2007/4165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2007
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 171 ada 33 parsel sayılı 22987,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup, tapuda ve vergide kaydına rastlanılmadığı, tarım alanına dönüştürülmesi mümkün bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı adına belgesizden tespit edilen taşınmaz miktarının 97063,30 metrekare olduğu, kuru arazide 100 dönümden fazla yer verilemeyeceği, buna göre davacının belgesizden zilyetlikle kazanabileceği miktarın 2936,70 metrekare olduğu ancak davacının çekişmeli taşınmazın tümüne zilyet olduğunu iddia ederek adına tescilini istediği gerekçesiyle tarafların delilleri toplanmadan yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve taşınmazın sınırında 171 ada 1 sayılı mera parseli olduğu nazara alınarak komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları ve uzman ziraat mühendisleri kurulu aracılığıyla keşif icra edilmelidir.
Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın evveliyatının mera ile ilgisinin olup olmadığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, gerektiğinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip arazinin niteliği, intikali, tasarrufu hususunda bilgileri sorulmalı, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı,
yapılacak araştırma sonunda taşınmazın zilyetlikle iktisap edilen yerlerden olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği belirlendiği takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki sınırlama yönünden Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde araştırma yapılmalı, davacı adına aynı çalışma alanında tespit edilen taşınmazların parsel tutanaklarının tasdikli suretleri getirtilerek bunların belgesizden tespit edilip edilmediği denetlenmeli,
davacı lehine belgesizden tescil edilebilecek taşınmaz miktarının çekişmeli taşınmazın yüzölçümünden az olduğunun anlaşılması halinde davacıya tercih hakkı tanınarak bu miktar kadar yerin davacı adına tesciline karar verilmesi gereği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4086, K. 2007/4165, 5 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama