KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4196 E., 2007/4457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 23 parsel sayılı 32800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, Kadastro Mahkemesinin 1990/84 Esas 1991/217 Karar sayılı dosyasında görülen dava sonucunda ... ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, yasal süresi içinde hisseli tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 23 parselle ilgili olarak bu davadan önce Kadastro Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş bulunan davada çekişmeli parselin davalıların murisi ... ... ve müşterekleri adına tesciline karar verildiği, davacı tarafın Kadastro Mahkemesinde kabul edilen olguların aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı tarafın bu davada dayandığı 3.7.1939 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı hisseli tapu kaydı olup, davalı tarafın murisi ... ...’ın bu parselle ilgili olarak Kadastro Mahkemesinde açığı davada dayanağı olan 27.4.1970 tarih 151 sıra nolu hisseli tapu kaydı ile aynı kökten gelmektedir. Bu durumda taşınmazın aynı tapu kaydı kapsamında kaldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Kadastro Mahkemesinde ... ... tarafından tespit maliki Hazine aleyhine açılan davada dosyamız davalıları yada murisleri taraf olmadığı için bu dosyanın davalıları açısından kesin hüküm oluşturmaz. Taraflar aynı kökten gelen ve daha geniş bir alanı kapsadığını iddia ettikleri paylı tapu kayıtlarına dayanmışlar ancak kaydın kapsadığı alan içindeki taşınmazların tapunun paydaşları arasında paylaşıldığı iddiasında bulunmamışlardır.
Taşınmazın uzun yıllardır davacı taraf ve murislerinin zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında yapılan keşiflerde de taşınmazda tapu kayıt maliklerinin zilyetliklerinden bahsedilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4196, K. 2007/4457, 16 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama