KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4233 E., 2007/3939 K.·Mahkemesi : Adıyaman İcra Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2007
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık Abdülkadir Subatan’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Adıyaman İcra Mahkemesinin 18.09.2006 tarihli ve 2006/185-232 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “muhakeme usulü” başlıklı 349.maddesine aykırı olacak şekilde İcra Mahkemesince sanık adına çıkarılan davetiyede duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğine ilişkin meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeksizin savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.08.2007 gün ve 44311 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 24.09.2007 gün ve K.Y.B.2007/181704 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Her ne kadar tebliğname ile sanığa meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeksizin savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetsizliği nedeniyle bozma talebinde bulunulmuş ise de, dosyada öncelikle yargılanabilme koşulu olarak belirlenen, hakim tarafından re’sen ve taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebilecek, İİK’nun 347.maddesinde hak düşürücü süre olarak düzenlenen üç aylık şikayet süresi geçmiştir. Bu davanın esasına yönelik bir konu olduğundan, tebliğname ile bağlı kalınmamış, talep edilen hususu tartışmakta da hukuki yarar görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre. Borçlu sanık hakkında Adıyaman 2.İcra Müdürlüğünün 2005/2346 esas sayılı dosyası ile takibe başlandığı,10.11.2005 tarihinde ödeme emrinin borçlu sanığa tebliğ edilip, suçun 21.11.2005 tarihinde oluştuğu, müştekinin ise, 05.12.2005 tarihli haciz talebiyle suçun işlendiğini öğrendiği,10.05.2006 tarihinde şikayette bulunduğu anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanun’la değişik 347.maddesinde şikayet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceğinin öngörülmüş olması karşısında, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarih ile şikayet tarihi arasında üç aylık sürenin geçtiği gözetilmeden İİK’nun 347.maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesi yerine sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4233, K. 2007/3939, 24 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama