KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/729 E., 2007/726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 29 parsel sayılı 158685.55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfında olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içerisinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve ..., taşınmazın rızai taksim sonucu 2/4 payının davacı ..., 1/4'er payının kendilerine isabet ettiği iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 2/4 payının davacı ..., 1/4'er hissesinin müdahil davacılar ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, ham toprak vasfında arazi olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı ve müdahil davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... 20.7.2004 tarih 4 nolu tapu kaydına dayanmıştır.
Tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa dayanak belgeleri ve krokisi getirtilip mahallinde uygulanmamış, tapunun revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Tapunun getirtilen kayıt örneğinde miktarı yazılı değildir. Fen bilirkişiye davacının dayandığı tapu kaydını sabit sınırlarla kapsadığı taşınmazları gösteren keşfi izleme olanağı veren kroki çizdirilmemiştir.
Davacının dayandığı tapu kaydı pay tapusu olup diğer paydaşlarla aralarında taksim yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacının dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa dayanak belgeleri ve krokisi ile getirtilip mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuryla keşif icra edilmeli, tapu kaydının sabit sınırlarla kapsadığı taşınmazlar belirlenmeli, tapudaki diğer pay sahipleri ile aralarında taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacıya isabet eden kısımlar belirlenmeli, taşınmazın geçmişte kime ait olduğu,
kimden nasıl intikal ettiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Davacının senetsiz taşınmaz iktisap etmediği Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilmiş ise de dava konusu taşınmazın komşu taşınmazları 118 ada 13, 28 ve 49 nolu parsellerin senetsizden davacılar ... ve ... adına tesbit edildiği görülmektedir.
Bu nedenle yeniden davacı ve müdahil davacılar adına aynı çalışma alanı içinde belgesizden mülk edinip edinmedikleri Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulmalı, taşınmaz tapu kaydı kapsamında kalmıyorsa ve miktarı gözönüne alındığında 3402 sayılı Yasa'nın 14.maddesindeki sınırlamalar gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/729, K. 2007/726, 15 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama