KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/866 E., 2007/820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: "3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 27.maddesi hükmü uyarınca genel mahkemelerden gelen dava dosyaları ile kadastro tutanağının birleştirip, aynı yasanın 11.maddesi hükmünce askı ilanının yaptırılmasının zorunlu olduğu, mahkemece askı ilanının yapıldığına dair dosyada bir kayıt bulunmadığı" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davalarının reddine, ...'nın açtığı davanın bu yöndeki talebinin atiye bırakılması nedeni ile reddine, çekişmeli 122 ada 311 parselin mera olarak tespiti ile özel siciline tesciline, meranın aidiyeti konusunda görevli mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ...
Köyü Tüzel Kişiliği vekili ile müdahiller ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Müdahiller ..., ... ve ...'ın temyizine gelince. Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin kamu orta malı mera olduğu, müdahillerin dayandığı tapu kayıtlarının davaya konu parseli kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Müdahiller iskanen oluşmuş 11.08.1938 tarih 683, 12.8.1938 tarih 734 ve 05.08.1938 tarih 291 nolu tapu kayıtlarına dayanmışlardır.
Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, iskanen oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir.
Mahkemece müdahil tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının getirtilip mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtları ve varsa haritasının ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında müdahillerin dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişlere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin göstermediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara davalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli,
uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli , bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/866, K. 2007/820, 20 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama