KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/923 E., 2007/759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2859 sayılı Kanuna göre tutulan yenileme tutanağı ile 1819 parsel sayılı ve 10800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yeni 215 ada 4 parselde 6657.12 metrekare, 2109 parsel sayılı ve 8900 metrekare taşınmaz ise yeni 215 ada 5 parsel altında 12446.73 metrekare olarak tespit edilmiş, askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek tescil edilmiştir.
Davacı ..., kendisine ait olan 1819 parselin yenileme ile 215 ada 4 parselde 6657.12 metrekare olarak tespit edilerek haksız olarak eksiklik meydana getirildiğini ve eski yüzölçümü olan 10800 metrekarenin davalılar parseli olan 215 ada 5 parselden tamamlanması gerektiği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
Hazine yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm, davacı ... vekili taafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların kullanım durumuna göre davacıya ait taşınmaz ile davalılara ait taşınmazın yenileme tutanaklarındaki müşterek sınırların yüzölçümünün birbirini tuttuğu, müşterek sınırların zeminde aynen mevcut olduğu, yenileme sınırları ile mevcut ihtilafsız kullanım sınırlarının birbirine aynen uyduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 2859 sayılı Kadastro ve Tapulama Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun’un uygulanmasından doğmaktadır. Anılan Kanun’un 4. maddesinin 2. bendinde “ yenileme işlemi sırasında ilk kadastro ve tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır.” Hükmü yer almış bulunmaktadır.
İlk kadastro paftasının uygulanamaması halinde yapılacak işlemler maddenin diğer bentlerinde düzenlenmiştir.Mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında görevli olan teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.2.2005 tarihli rapor ve krokisinde ilk kadastrodaki sınırı çok açık bir şekilde belirlenmiş ve küçük nokta noktalarla, yenileme sonrası yeni pafta sınırı ise düz kalın çizgilerle gösterilmiştir.
Yenileme kadastrosu ile tesbit edilen sınırla ilk kadastro sınırlarının çakışmadığı, eski kadastrol paftaya göre davalı parsel dışında görülen bir miktar yerin yenileme paftalarında parsel içine alındığı açıkca ifade edilmiştir. Olayda ilk kadastro paftasının uygulanamaması gibi bir durum söz konusu olmadığına göre 2859 sayılı Kanun hükümlerinin tatbiki suretiyle Yenileme Kadastrosu yapılabilmesinin şartları da oluşmamıştır.
Hal böyle olunca; mahkemeye ibraz edilen teknik bilirkişilerin rapor ve krokisinde noktalı çizgiler halinde “yenilemeden önceki kadastrol pafta sınırı” olarak gösterilen tesis kadastrosu sınırlarına itibar edilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/923, K. 2007/759, 19 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama