KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/1008 E., 2008/1201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2008
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: "Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan Antalya Kadastro Mahkemesinin 1987/207-1994/2392 sayılı ilamının davacısının ... muris ...’in mirasçı ... oğlu ... olup, bu davanın davacılarının ise ... oğlu ...’den olma Torunu ... ve oğlu ...’ten olma torunları ... ile ... olduğu, bu durumda her iki davanın taraflarının aynı olduğundan ve dolayısıyla kesin hükümden söz edilemeyeceğinden işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmaları sorulup, delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın esasına girilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, taşınmazın ... muris ... oğlu ... ...’e ait olduğu ve ölümü ile mirasçıları arasında yıllar önce gerçekleşen taksim sonucu davalıların murisi ... ...’e düştüğü kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davacılar ve davalılar ... muris 1336 tarihinde ölen ... mirasçıları olup, davacılar muris adına kayıtlı K.Evvel 1321 tarih ve 29 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak tüm ... mirasçıları adına tescil istemiştir. Bozmadan sonra mahallinde yapılan her iki keşifte de mahalli bilirkişi dinlenmemiş, sadece davacı tanıkları dinlenmiştir.
Tanık beyanlarından ise tarafların murisi ...’e ait olduğu anlaşılan taşınmazın murisin ölümü ile mirasçılar arasında yapılan taksim ile ilgili tam bilgi verilmemiştir.
Niza konusu yer ile ilgili ... muris mirasçısı ...’in aynı nedene dayalı davası Antalya Kadastro Mahkemesinin 1987/207- 1994/2392 sayılı ilamı ile red edilmiş ise de; tarafları farklı olan bu davada kesin hüküm teşkil etmediği gibi söz konusu ilamın temyiz süresi geçirilmesi nedeniyle temyiz talebinin red edildiği, bu red kararının onandığı ve böylece kararın Yargıtay denetiminden geçmediği anlaşılmaktadır.
Davacıların dayanağını oluşturan ve ... muris adına kayıtlı olan K.Evvel 321 tarih ve 29 sıra numaralı tapu kaydı dava konusu taşınmaza komşu bulunan 163 ila 171 ve 265 sayılı parsellere revizyon gördüğü ve bu parsellere davacının dayandığı tapu kaydı ile 1950 tarihli ayrı ayrı mirasçılar adına oluşan vergi kayıtları uygulanarak;
kadastro tespit tutanağı iktisap sütunundaki beyanlara göre tapu kaydı maliki mirasçılarının aralarında yaptıklara taksime göre mirasçıların ayrı ayrı parselleri kullandığı ve üzerine muhtesat yaptıkları ancak yapılan taksim geçersiz olduğu kabul edilerek tüm parsellerin ... mirasçıları davacılar ve davalılar ile diğerleri adına hisseli olarak tespit edildiği; hatta 169, 170 ve 265 sayılı parseller kayıt miktar fazlası olarak zilyetlikten yine ... muris ... oğlu ... mirasçılarının tümüne tespit edilip tespitler kesinleşerek tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada alınan beyanlardan davacı mirasçıların taksimen kendilerine düşen yerlerin tüm mirasçılar adına bu arada davalı tarafa da yazılması nedeniyle mirasçı davalı ...’e ... başına tespit edilen bu parsele dava açtığı ve taşınmazı davalı tarafın kullandığı ve adına vergi kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların dayandığı tapu kaydı miktar olarak nizalı taşınmazı kapsamasa da aynı muristen intikal etmesi nedeniyle taşınmazın etrafında bulunan tapu miktarı dışında kaldığı halde zilyetlikten tüm mirasçılar adına hisseli olarak yazılan taşınmazların tespiti gözönünde bulundurularak bu parsellerin neden tüm mirasçılar adına tespit edildiği, yapılan taksimin geçersiz olup olmadığı araştırılmamıştır. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez.
Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ile tüm tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılarak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tarafların ... murisi ... oğlu ...’in ölümü ile terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile taksim edilip edilmediği, her bir mirasçıya taşınmaz ya da payına karşılık menkul mal ya da para verilip verilmediği, bu yolla adlarına taşınmaz tespit edilip edilmediği, edilmişse hangi taşınmazlar olduğu, her mirasçının kendi yerini kullanıp kullanmadığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafa düşüp düşmediği,
taşınmaza komşu olan 163 ila 171 ve 265 sayılı aynı muristen intikal eden taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında belirtilen yapılan taksimin geçersiz olduğu beyanı üzerinde durularak, bu taşınmazların neden tüm mirasçılar adına tespit edildiği, taksimin geçersiz olup olmadığı, davacıların kullandıkları yerlerin neden tüm mirasçılar adına bu arada davalı taraf adına da tespit edildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/1008, K. 2008/1201, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama