KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/10171 E., 2009/975 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 55 ada 8 parsel sayılı 90710 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına payları oranında tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılardan ... ve müşterekleri vekili, tapu kaydı, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; davacı Hazine vekili ise tespitte uygulanan tapu kaydının taşınmaza uymadığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı Hazine ayrıca tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 55 ada 8 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm, bir kısım davalılar ... ... ve müşterekleri vekili ile davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 12.12.2007 tarihli kısa kararında "Davacılar ... ile ... ... mirasçılarının davasının kabulüne, çekişmeli 55 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline" karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında " ... ve ... ... mirasçılarının bir bölümünün paylarının kısa kararda yazılı olan pay miktarından farklı yazıldığı, ... mirasçısı Kaan Köksalan'a kısa kararda pay verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında adı geçene pay verilmesinin unutulduğu, pay ve paydada eşitlik sağlanmayıp doğru sicilin oluşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hem kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında, hem de gerekçeli kararın hüküm fıkrasının kendi içinde çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesinde hüküm fıkrasında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmesi, kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkralarının aynı olması gerektiği hususları hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/10171, K. 2009/975, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama