KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/10331 E., 2008/8558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, tapu kaydı, intikal, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 3.805,90 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 3 parsel sayılı parsel ... ... ve müşterekleri, 480,40 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 5 sayılı parsel... oğlu ... ..., 2.569,78 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 17 sayılı parsel ..., 727,83 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 18 sayılı parsel ... oğlu ... ..., 2.155,69 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 19 sayılı parsel ... oğlu ... ..., 1.322,17 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 22 sayılı parsel ... ... ve müşterekleri,
506,79 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 29 sayılı parsel... oğlu ... ... ve müşterekleri, 759, 64 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 30 ve 505,22 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 31 sayılı parseller Kemalettin ve Süleyman ..., 1.533,21 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 32 sayılı parsel ... ... ve müşterekleri, 1.659,35 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 33 sayılı parsel ..., 117,51 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 35 sayılı parsel ... ... ve müşterekleri, 1.170,21 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 36 ve 520,79 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 37 sayılı parseller... oğlu ... ...,
614,27 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 39 ve 1.142,26 metrekare yüzölçümündeki 414 ada 38 sayılı parseller ise... oğlu ... ... adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, ..., yasal süresi içinde sözü edilen taşınmazlarda 06.07.1988 tarih 68 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle paydaş olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli olmayıp, bu konudaki değerlendirme de hatalı bulunmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde açıkça tesbit dayanağı tapularla aynı kökten (Zilhicce 1277 tarih 46 ve Ağustos 1289 tarih 743 sıra numaralı tapu kayıtları) Temmuz 1988 tarih 68 sıra numaralı tapu kaydına dayanmış, bu tapu kaydı geldiği halde yapılan keşifte kaydın geldisi olarak Ağustos 1289 tarih 744 ve 745 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanmıştır.
Diğer taraftan, davacının dayandığı tapu kaydındaki 1/12 hissesi babası ...’in satışından intikal eden hisse olup bir kısım ... mirasçılarının açtığı davalar sonucu bu hissenin bir kısmının Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/84 esas 2000/134 karar ve 1994/113 esas, 2000/41 karar sayılı ilamlarıyla iptal edildiği ve davacı üzerinde sadece babası ...'ten intikal eden miras payı ile ... kızı ... payı oranında bir hisse kaldığı halde mahkemece bu hususta da bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Yapılan keşifte alınan beyanlar, kayıt malikleri arasında geçerli bir taksimin bulunup bulunmadığını, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, intikalleri ve sürdürülüş biçimini açıklamaktan da uzak bulunmaktadır.
Doğru sonuca varabilmek için öncelikle çekişmeli taşınmazların tamamını dıştan çevreleyen bütün taşınmazlara ait kadastro tutanak suretleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler tesis ve tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, yerinde yöreyi iyi bilen ve yaşlı üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, tesbit dayanağı tapu kayıtları ile davacı dayanağı tapu kaydının tesis kayıtları doğru olarak tesbit edilerek sınırları hususunda yerel bilirkişilerden ayrıntılı bilgi alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı,
tapu kayıtlarına sınırlarının niteliğine göre kapsam tayin edilmeli, kayıt kapsamında kalan bölüm yönünden kayıt malikleri arasında yöntemine uygun şekilde yapılmış bir taksim olup olmadığı, varsa hangi taşınmazın kime isabet ettiği, çekişmeli taşınmazlar ve kayıt kapsamında kalan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, kimden kime ne surette intikal ettiği, ne kadar zamandır kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı,
fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterecekleri tüm noktaları ve kayıt kapsamını gösteren ve keşfi izlemeye olanak sağlayan geniş ölçekli harita ve rapor istenmeli, davacının dayandığı tapu kaydının yukarıda sözü edilen mahkeme kararları ile kısmen iptal edilmiş olduğu göz önünde bulundurularak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/10331, K. 2008/8558, 29 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama