KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/1132 E., 2008/1642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılıktan şüpheli ... hakkında vuku bulan şikayet üzerine, söz konusu suça ilişkin olarak, şikayet dilekçesiyle icra mahkemesine müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle, Kadıköy C.Başsavcılığınca verilen, 20.12.2006 tarihli ve 2006/44354-32394 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, ilişkin Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2007 tarihli ve 2007/23 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346/3.maddesindeki "Bu bapta yer ... suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesince bakılır” ve aynı Kanun’un "Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1.maddesindeki "Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını ... icra mahkemesi duruşma için hemen bir ... tayin ... şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir.
Şahit gösterilmişse o da celp olunur.” hükümleri uyarınca anılan Kanun’da yer ... suçlar ile ilgili kovuşturmanın, doğrudan icra mahkemesine yapılacak şikayetler üzerine yapılması gerektiği, kaldı ki anılan Kanun’un 337/a maddesinde alacaklının şikayeti arandığı gibi bu maddede düzenlenen suç yönünden farklı bir muhakeme usulü öngörülmediği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu,
Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26.12.2007 ... ve 65778 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.01.2008 ... ve K.Y.B.2008/5722 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle
değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer ... suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/1132, K. 2008/1642, 18 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama