KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/2041 E., 2008/3296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “...’ın tüm mirasçılarının davada taraf durumunu almaları sağlanmadan mirasçılık belgesindeki payları oranında tescili cihetine gidildiği, noter senedi ile her iki taşınmazın davacıya satılıp devredildiği ve öncesi tapusuz yerlerden bulunduğu, satış ve devir ile mülkiyetin alıcısına geçtiği, muris ... ve diğer bir kısım mirasçılarının satıştan sonra taşınmazlara zilyet olmalarının hangi nedene dayandığının araştırılmadığı,
muris ve diğer mirasçılar davacı ile birlikte oturan kişiler olup, ona bağlı olarak zilyetliğini sürdürmüşler ise davacının satış ve devirle gerçekleşen mülkiyet hakkının sona ermeyeceği, ancak davacı taşınmazları terk etmiş ve muris ... ile diğer mirasçılar davacıdan bağımsız olarak zilyet olmuşlarsa taşınmazın muris tarafından yeniden kazanıldığının kabul edilebileceği, ayrıca taşınmazın Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığı ve muris ... ile mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesindeki miktar araştırmasının yapılmamış olmasının da doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli parsellerin davacı ve davalı şahısların ortak murisi ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine’nin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı ...’ın temyizine gelince. Mahkemece dava konusu taşınmazların ...’ın ...’a satışına ilişkin 2.3.1968 tarihli noter satış senedi kapsamında kaldığı, ancak sözleşmeye rağmen zilyetliğinin davacı ...’e devredilmediği ve ölene kadar ...’in kullanmaya devam ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık davacının önceden Demir yollarında çalıştığını, 2000’li yıllarda emekli olduğunu, ondan önce köyde oturmadığını, satış tarihi olan 1968’den babasının öldüğü, 1985 tarihine kadar taşınmazları
babaları ...’in kullandığını, 1985 yılından sonra üç yıl içinde bir yıl kendisi, bir yıl ortakçısı ve bir yıl da davacının kayınpederinin kullandığını bildirmişlerdir.
Ancak satış ve devir tarihi olan 1968 tarihinden sonra davacının babası ...’in ölene kadar olan zilyetliğinin köyde bulunmayan alıcı davacı oğlu ... adına mı yoksa bağımsız olarak kendi adına mı olduğu, öldüğü 1985 tarihinden sonra üç yıl davacı ...’in hangi nedene dayanarak kullandığı, bundan sonra tespit tarihine kadar taşınmazlara kimlerin hangi nedenle zilyet olduğu hususları araştırılmamıştır.
Tespite dayanak teşkil eden 1981 tarihli ... kayıtları getirtilmemiş vergilerin kim tarafından ödendiği hususu üzerinde durulmamıştır. Davacının dayandığı Noter senedi ile davacının murisi ...’in diğer oğlu ... ’e sattığı iki parça yerin akibetinin ne olduğu da belirlenmemiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/2041, K. 2008/3296, 8 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama