KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4229 E., 2008/3705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 49 ve 185 parsel sayılı 5780.35 ve 33765.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak vasfıyla Hazine adına, 104 ada 187 ve 117 ada 2 parsel sayılı 52 551.30 ve 34 389.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiş, 104 ada 239 parsel sayılı 805280,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 104 ada 239 sayılı parselin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, diğer parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; senetsizden davacı adına 93959.94 metrekare yer tespit edildiği gerekçesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen 100 dönüm sınırlaması gözönünde bulundurularak davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı yargılama sırasında tapu kayıtlarına da dayanmıştır.
Dayanılan tapu kayıtları getirtildiği halde yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanmamıştır. Yine davacı adına senetsiz ve belgesizden tespit edilen parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının onaylı suretleri getirtilip incelenmemiş, davacı adına tespit edilmiş olan yerlerin 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesindeki sınırlamalar açısından denetimi yapılmamıştır.
Mahkemenin davacı adına 93.959,94 metrekare yer tespit edildiğine dair kabulü halinde dahi davacı adına 100 dönüme tamamlar şekilde yer tespit edilebileceğinden davacıdan seçimlik hakkı sorularak talep ettiği bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı da araştırılmamış; mera olarak sınırlandırılmış olan 104 ada 239 sayılı parselde davacının talep ettiği bölümün mera olup olmadığı yönünde yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılması gerekeceği de gözetilmemiştir.
Taşınmazın bulunduğu yörede Toprak Komisyonunca çalışma yapılmadığı, mera tahsisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının dayandığı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon gördüğü parseller varsa bunlara ait kadastro tutanakları da getirtilmek suretiyle mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, davacının dayandığı tapu kayıtları zemine uygulanıp kapsamları belirlenmeli, bir kaydın kapsamının mutlaka revizyon gördüğü yer olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurulmalı,
taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile dayanak tapu kayıtlarında okunan sınırları çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatı ile dinlenerek yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, ... mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmazların toprak yapısı incelettirilerek taşınmazların toprak yapıları ve nitelikleri konusunda komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde ayrıntılı,
gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesindeki sınırlama dikkate alınarak yeniden, davacı adına belgesiz olarak tespit edilen taşınmazların miktarı araştırılmalı, tapu kayıtları kapsamı dışında kalan bölümler yönünden davacı yararına 3402 sayılı Kanunu'un 14.maddesinde belirtilen diğer koşulların da gerçekleşmiş olması halinde davacıdan seçimlik hakkı sorularak bu bölümler teknik bilirkişiye krokisinde işaret ettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4229, K. 2008/3705, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama