KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4246 E., 2008/3647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 537 parsel sayılı 1946.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde üzerindeki zeytin ağaçlarının ... ve ... ’ye ait olduğu şerhi verilerek dava dışı 106 ada 454 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmediğinden kesinleşerek Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar, taşınmazın 454 sayılı parsele uygulanan tapu kapsamında kaldığı iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan iddiasına yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 106 ada 537 sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile 3/4 hissesinin davacı ... adına, 1/4 hissesinin ise davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğu, zemindeki orman sınırının 1990 yılında kesinleştiği, taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve tapu kayıt miktar fazlası olan nizalı yer hakkında davacı tarafın 20 yılı aşkın zilyet bulunduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de. Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kadastro tespiti sırasında taşınmaz 454 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacıların dayanağını oluşturan 7.11.2002 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisinin Hazinenin temliki yoluyla oluşan 26.6.1934 tarih 225 numaralı ve 5283 metrekare miktarlı iskan kaydı olduğu, miktarının dava dışı 454 sayılı parsel numarası ile davacılar adına tespit edildiği, tespitin kesinleştiği; davacı tapusunun batı hududunun “mera” olarak okuduğu zeminde ise batıda Devlet ormanının bulunduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman tahdidinin yapıldığı ve tahdidin 1990 yılında kesinleştiği dosyadaki belgelerden ve ormancı bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Davacılara ait komşu 454 sayılı parsele uygulanan ve davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının batıda “mera” hududunda eylemli durumda 797 sayılı parsel altında tespit edilen “Ağzıaçık Devlet Ormanı” bulunmaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklar tapu kaydının “ mera” olarak tarif edilen sınırın aslında orman olduğunu, orman ile davacıların yeri arasında küçük
bir boşluk olup bu boşluktan hayvanların gelip geçtiğini beyan etmişler ise de; teknik bilirkişi rapor ve krokilerden çekişmeli taşınmazın ormana sınır bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar taşınmazın 18.1.1990 yılında kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı belirlenmiş ise de; tapu kaydı hududuna ve eylemli duruma değer verilerek dava konusu taşınmazın tapu kayıt miktar fazlasının orman içi açıklığından kazanıldığının kabulü gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4246, K. 2008/3647, 26 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama