İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/4899 K.2008/4713

Taahhüdü ihlâl suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, takip borçlusunun taahhüdünde faiz ve takip giderlerine dahil bütün fer'i alacaklarının likit olarak gösterilmediğinden unsurları oluşmayan suç nedeniyle şikayetin reddine dair, Şişli…

Esas2008/4899Karar2008/4713Tarih30 Haziran 2008Okuma6 dk · 1.103 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4899 E., 2008/4713 K.·Mahkemesi :ağır Ceza Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.103 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taahhüdü ihlâl suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, takip borçlusunun taahhüdünde faiz ve takip giderlerine dahil bütün fer'i alacaklarının likit olarak gösterilmediğinden unsurları oluşmayan suç nedeniyle şikayetin reddine dair, Şişli 3. icra Mahkemesinin 27/11/2007 tarihli ve 2007/6720-7465 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile İcra Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Şişli 3. İcra Mahkemesine gönderilmesine ilişkin, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/01/2008 tarihli ve 2007/1761 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Tebliğname ile;

1) Sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarının, tüm feri'leri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmesi gerektiği, bu hususlara uyulmadan yapılan taahhüt hukuken geçersiz olup, atılı suç oluşamayacağından, itirazın reddî yerine,yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

2) Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin benzer bir olay sebebi ile vermiş olduğu 19/02/2008 tarihli ve 2008/893-864 sayılı kararında da belirtildiği üzere, icra mahkemesinden verilen itiraza tâbi kararlara 2004 saydı İcra ve İflâs Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan ağır ceza mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda, itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurmak zorunludur.

Ancak dosyada toplanması gereken delil, araştırma yada borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hâllerde ise, itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan icra mahkemesinden talep edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, somut olayımızda, sanığa meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmiş ve savunmasının alınmış olması,

toplanacak başkaca delilin de bulunmaması nedeniyle, Şişli 3. İcra Mahkemesince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazı kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi hükmü gereğince, itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin,

yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 16/04/2008 gün ve 2008/22368 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Y.C.Başsavcılığının 02.05.2008 tarih ve K.Y.B.2008/95378 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,

./... 2008/4899-4713 SH:2

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 tarih ve 2006/220-231 sayılı kararında da açıklandığı üzere "1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; “kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder." olarak yapılmıştır.

"Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1.maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür.

Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen "hüküm" niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz." şeklinde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanununda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında itirazın, kural olarak itiraz olunan kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk inceleme kararı veren mahkemece gerçekleştirilip, kararın düzeltilebileceği, yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı inceleyecek mercie göndermesi gerektiği (CMK.md.268/1-2), buna karşılık İcra ve İflas Kanununda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi gün içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanundaki sistemden ayrıldığı,

Ceza Muhakemesi Kanunundaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan kanunun "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda "suç" karşılığı verilen kararlar olmadığı,

5271 sayılı CMK.nun 268. maddesinde kararına itiraz edilecek mahkemeler arasında icra mahkemesinin gösterilmediği cihetle, İcra ve İflas Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi gün içerisinde doğrudan Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerektiği, anılan maddede ilk incelemenin icra mahkemesince yerine getirileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde, itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir.

Konunun bir kez de Kabahatler Kanunu yönünden irdelenmesinde ise, anılan Kanunun "itiraz yolu" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. (3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak "itirazın kabulüne" veya ./...

2008/4899-4713 SH:3

"itirazın reddine" karar verir….." hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanununda da itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine," karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur.Dosya içerisinde araştırılması gereken bir husus ve toplanması gereken bir delil de bulunmadığına göre,itirazın kabulü ile icra mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar veren Ağır Ceza Mahkemesinin, itirazın esası hakkında da bir karar vermesi gerekirken,bu konuda karar verilmek üzere dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi isabetsizdir.

Diğer taraftan İcra Mahkemesince verilen karardan dolayı tebliğname ile talep edilen (1) no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında ise;

Borçlu sanık hakkında yürütülen icra takibi sırasında 10.05.2007 tarihli taahhüt tutanağında borçlunun İcra Müdürü ve alacaklı vekili huzurunda gerçekleştirdiği taahhütte, borcunu taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği, ancak son taksidi için kalan 2.731.00 YTL’yi de dosya borcunun faiz, masraf ve vekalet ücreti gibi diğer fer’ileri ile beraber 29.08.2007 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum” şeklindeki ifade ile taahhütte bulunması karşısında, son taksit tarihi olan 29.08.2007 tarihinde ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin net olarak belirlenmiş değildir.

Benzer bir konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2001 tarih, 2001/8-19 ve 2001/26 sayılı kararında, "Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur.... Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme şartının ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır." şeklindeki değerlendirmesi de dikkate alındığında taahhütnamenin geçerli olduğundan söz edilemez.

Bu durumda İcra Mahkemesince tazyik hapsi cezası verilmesine yer olmadığı yerine şikayetin reddine kararı vermesi de usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2008 tarih ve 2008/1761 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4899, K. 2008/4713, 30 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4899
Karar No
2008/4713
Tarih
30 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/4899 K.2008/8074
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/4900 K.2008/10115
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/4900 K.2008/4961
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/4901 K.2008/10116
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/4903 K.2008/4962
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/4903 K.2008/10120

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.