KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5088 E., 2009/4615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat borçlarını ödemediğini ve faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece; davalının eski kooperatif üyesinden daire satın aldığını, kooperatif üyesi olmadığı, bu nedenle de sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, 2.000,00-YTL'nin kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline ilişkin olarak açılmış ve mahkemece davalının kooperatif üyesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre 2004’ten beri davalının kooperatiften alınan dairede oturduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, kooperatif üyesi olmayan davalıdan aidat ve önceye ait imalat giderleri istenilemeyecek ise de, davalının yararlandığı ortak giderler ile hizmet giderlerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, istenilen paradan bu kalemde bir alacağın bulunup bulunmadığının araştırılması ve davalının sorumluluğu genel kurul kararları ile belirlenen aidat ile gecikme faizi oranı üzeriden değil, yapılan iş ve hizmet bedellerine göre ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca belirlenmesi gereklidir.
Çünkü kooperatif ile ortağı arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, bu ilişkide uygulanacak kuralları belirleyen ve üyeleri bağlayıcı bulunan genel kurul kararlarının; üye olmayan, genel kurullara katılma, oy kullanma ve iptal davası açma hakkı bulunmayan davalı yönünden de uygulanması mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5088, K. 2009/4615, 23 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama