KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5937 E., 2009/6797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin de üyesi olduğu davalı kooperatifin 8.02.2007 tarihindeki genel kurul toplantısının usulüne uygun yapılmadığını, çağrının usulsüz olduğunu, müvekkili ve bazı üyelerin genel kurul salonuna sokulmadığını, vekâleten kullanılan oyların kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, reşit olmayanların oy kullandıklarını, yetki olmadığı halde ayrıca 5. maddede yazılı kararın alındığını, 9. maddede alınan kararın ise üyeleri mağdur edeceğini, bu nedenle alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çağrının ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, genel kurul kararlarından 5. maddede yer alan kararın icrai nitelikte olmadığı ve diğer kararlar bakımından ise ön şart bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; çağrı usulsüzlüğü ve genel kurula alınmama iddialarına dayalı olarak dava açılmış olup, bu iddiaların doğruluğu halinde, bu davada aleyhte oy kullanma ve muhalefet şerhi yazdırma şartı aranmayacağından, mahkemece 5. madde dışındaki kararlar bakımından bu iddialar araştırılmadan ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, iptali istenilen ve gündemin 5. maddesinde alınan karar bakımından ise, bu kararın icrai bir karar olmadığının kabulü de doğru değildir.
Gündemin 5. maddesinde alınan kararda “Gecekonduların yıkımının üyeler tarafından sağlanmasına, hiçbir talepte bulunulmamasına, arsanın boş olarak teslim edilmesine, boşaltmayan üyeler hakkında tazminat davası açılmasına” şeklinde karar alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu karara konu hususların belediyeyi ilgilendirdiği, gecekonduların kooperatifin devraldığı alanlar içinde olmaması nedeniyle kooperatifin yıkım yetkisinin bulunmadığı belirtilerek alınan kararın yok hükmünde olduğu ve iptalinin gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bu açıklamalar kararın icrai bir niteliğinin bulunmadığı, buna göre iptaline gerek olmadığı şeklinde değerlendirilmiştir.
Bu değerlendirme hükme esas alınan rapora uygun düşmediği gibi, esasen doğru da değildir. Kooperatifçe bu kararın icrası davacıdan zorla istenemeyecek olsa bile, kararda yerine getirilmesi istenilen icrai bir eylem yer almaktadır. Bu eylem yerine getirilmediğinde davacıya başka bir yaptırım uygulanabilecektir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5937, K. 2009/6797, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama