KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/6413 E., 2008/7348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 2 parsel sayılı 24.024,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kayıtlarına ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun l4. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinmenin diğer koşullarının davalılar lehine gerçekleştiğinin mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmesine göre davacı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde aynı çalışma alanı içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesiz olarak mülk edinilebilecek taşınmaz miktarı kuru toprakta 100, sulu toprakta ise 40 dönüm olarak sınırlanmıştır.
Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın davalıların murisi İsmail’e ait olduğu, İsmail’in 25.01.2005 tarihinde öldüğü ve ölümünden sonra mirasçıları arasında terekesi taksim edilerek, çekişmeli taşınmazın davalılara isabet ettiği anlaşılmaktadır. Kök muris İsmail terekesinin taksim edildiği tarih ile kadastro tesbitinin yapıldığı 20.09.2005 tarihi arasında 20 yıllık süre geçmemiş olup mirasçıların zilyetlik süresine murislerinin zilyetlik süresinin de eklenmesi gerekmektedir.
Ancak, zilyetlik sürelerinin birbirine eklenebilmesi için önceki zilyet olan murisin de kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olması; başka bir anlatımla muris yönünden de miktar sınırının aşılmaması gerekmektedir. Bu nedenle miktar sınırının belirlenmesinde kök muris ... ve ...’den irsen ve taksimen tüm mirasçıları adına belgesiz zilyetlik nedeniyle tesbit edilen taşınmazların dikkate alınmasında zaruret bulunmaktadır.
Dosya içinde mevcut bulunan ve Dairemizin geri çevirme kararları ile dosya içine getirtilen bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hariç olmak üzere, toplam 27.991,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kök muris İsmail’den intikalen mirasçıları adına tesbit edildiği ve tesbitlerin itiraz edilmeksizin kesinleştiği; yaklaşık 272 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın ise Kadastro Mahkemesinin 2005/371 esas sayılı dosyasında
mirasçılar arasında davalı olduğu, yargılama sonunda 2007/304 karar sayılı ilamla çekişmeli taşınmazların kök muris İsmail mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kararın 08.02.2008 tarihinde kesinleştiği ve böylece kök muris İsmail mirasçıları adına tesbit edilip kesinleşen taşınmazların yüzölçümünün 100 dönümün çok üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı miktar sınırının aşılmış bulunması karşısında davalılar yararına zilyetlik yolu ile edinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/6413, K. 2008/7348, 18 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama