KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/7111 E., 2008/7820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 310 ada 19 parsel sayılı 26445.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin teknik bilirkişinin 30.5.2008 havale tarihli raporunda (A) harfi ile kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen 9340.02 metrekarelik kısmının davacı ... adına (B) ve (C) harfi ile gösterilen toplam 18105.19 metrekarelik kısmının ise tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 310 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 30.5.2008 tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen 11018,56 metrekarelik kısmına ilişkin kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve bu kısmın kök muris...ndan taksim suretiyle davalının babası...’e...’ten de davalı ...’na intikal ettiğinin anlaşılmasına göre davacının bu bölüme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacının dava konusu 310 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 30.05.2008 tarihli krokili raporunda (C) harfi ile gösterilen 6086,63 metrekare kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz isteğine gelince; Mahkemece taşınmazın tamamının davacının babası, davalının dedesi...ndan miras yolu ile kaldığı fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 9340,02 metrekarelik kısmının taksim sonucu davacıya (B) harfi ile gösterilen kısmının davalının babası...’e (C) harfi ile gösterilen kısmının ise davacı ile davalının babası...’in çocuksuz ölen baba bir kardeşleri ...’ye isabet eden kısım olduğu kabul edilmiş olup esasen bu yönde taraflar arasında bir ihtilaf da yoktur. İhtilaf ...’nin payına düşen (C) harfi ile gösterilen
bölümün, davalının babası...'e bağışlanıp bağışlanmadığı hususundadır. Bu konuda mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. İspat külfeti davalı tarafa aittir.
Davalının 25.10.2007 tarihli cevap dilekçesinde taşınmazın yarısının kendisine, yarı payının ise davacı ...'na ait olduğunu bildirmiş olmasına karşın davacı 1.2.2008 tarihli celsede taşınmazın yapılan paylaşımda üç parçaya ifraz edildiğini bir parçasının kendisine, bir parçasının davalının babası...’e bir parçasının da çocuksuz ölen kardeşleri ...'ye ait olduğunu beyan etmiştir.
O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için davalıya bağışlama konusundaki tüm delillerini ibraz etmesi için süre verilmeli; mahallinde taşınmazı bilen yaşlı, yansız mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları ve tanık sıfatı ile tesbit bilirkişileri de hazır edilerek yeniden yapılacak keşifte davalıdan cevap dilekçesi ile davacıya ait olduğunu bildirdiği yarı paya ait yerin sınırlarını taşınmaz üzerinde göstermesi istenmeli, mahalli bilirkişi ve tanıklardan ...’nin kendine isabet eden (C) harfi ile gösterilen kısmı kardeşi...’e bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamış ise hangi tarihte bağışladığı,
iddia edilen tarihte ...’nin medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda bilgi alınmalı, bağış konusunda düzenlenmiş senet var ise, senet tanıkları da dinlenilerek senedin "huzurlarında düzenlenip düzenlenmediği" sorulmalı, (C) harfi ile gösterilen kısım üzerindeki zilyetliğin kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde sürdürüldüğü konusunda ayrıntılı, olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanağın edinme sebebi ile keşifte saptanan hukuksal olgular arasında aykırılık bulunması halinde tesbit bilirkişilerinin beyanlarına başvurularak çelişki giderilmeye çalışılmalı,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/7111, K. 2008/7820, 4 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama