KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/7126 E., 2008/5298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 840 parsel sayılı 3187,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli parselin adına tespit gören 101 ada 181 parsele ilave edilmesi iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 6.6.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının ifrazı ile 101 ada 181 parsele ilave edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenilmemiş, taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmamıştır.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıt ve belgeler, orman tahdidine ilişkin tüm harita ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu ve ormancı bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncelerinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği,
etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili, ormancı bilirkişi kurulundan ise taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ile ilgili bilimsel ve teknik verilere dayalı raporlar alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca araştırma yapılmalı,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/7126, K. 2008/5298, 16 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama