KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/7386 E., 2008/5886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2008
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 246 parsel sayılı 13166.66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ve zilyetliğin terki nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 15 yıl süre ile kullanılmamış olmasının zilyetliğin iradi olarak terki için yeterli olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece, taşınmazın son yıllarda kullanılmayışının iradi olarak terk edilmesinden mi, zorunluluktan mı kaynaklandığı hususu yeterince araştırılmamış, davacı tarafa bu konuda tanık dinletme imkanı sağlanmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı ve komşu parsellerin zilyetleri dinlenilmemiştir.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm tanıklar, tespit bilirkişilerinin tamamı ve komşu parsellerin zilyetleri ile yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve komşu parsellerin zilyetlerinden, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanılmıyorsa ne zamandan beri kullanılmadığı,
kullanılmamanın iradi terkten mi, zorunluluktan mı kaynaklandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/7386, K. 2008/5886, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama