KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/8908 E., 2009/141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2009
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 7 parsel sayılı 6074,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve satın almaya dayanılarak davalı Efo Kaygusuz adına tespit edilmiştir. Davacı, ... yasal süresi içinde kendisine ait bir kısım yerin bu parsel içinde ölçüldüğü iddiasına dayanarak dava açmış yargılama sırasında kendisine ait bölüm dışında kalan yerin de 1/4 payının adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümünün davacı, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yalnızca krokide (C) harfi ile gösterilen bölümünün davacıya ait olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 107 ada 7 sayılı parsel ile komşu 23 sayılı parsele uygulanan tapu kaydına göre davacı ... ile birlikte Bahri İlhan, ...
İlhan ve Saliha İlhan’ın 1/4'er hisse itibarı ile taşınmazın maliki oldukları, adı geçen maliklerin taşınmazdaki hisselerine isabet eden 4 dönümlük yerlerini davacıya sattıkları, yine aynı tapu kapsamında kalan bir kısım yerin de Duran Tozar isimli şahıs tarafından davalıya satıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde tapu malikleri arasında taksimden bahsedilmektedir.
Taraflar arasında mahkemece kabulüne karar verilen ve (C) harfi ile gösterilen yerin davacıya ait olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmında davacının 1/4 payının bulunup bulunmadığı hususundadır. Keşif sırasında dinlenen yerel ve tespit bilirkişi ile tanık beyanları uyuşmazlığın çözümüne yeterli ve elverişli değildir.
Doğru sonuca varılabilmesi için gerekirse taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmak suretiyle mahallinde yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın tapu kayıt malikleri arasında usulen paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise paylaşmanın ne zaman ve ne şekilde yapıldığı, kime nerenin verildiği,
çekişmeli taşınmazın kimin payına düştüğü, paylaşmadan sonra çekişmeli taşınmaz ve komşu 23 parselin kimin tarafından kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/8908, K. 2009/141, 15 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama