KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/1432 E., 2009/1768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yenileme kadastrosu sırasında eski 87 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen eski 715, 716, 717, 718 ve 719 parsel sayılı 1898.42, 2031.38, 956.74, 956.73 ve 956.73 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar sırasıyla yeni 112 ada 15,16, 17, 19 ve 20 parsel olarak 1979.12, 2115.40, 991.94, 991.94 ve 991.94 metrekare yüzölçümü ile, eski 85 parsel sayılı 2200 metrekare yüzölçümlü taşınmaz yeni 112 ada 21 parsel olarak 2487.78 metrekare yüzölçümü ile, eski 86 parsel sayılı 1900 metrekare yüzölçümlü taşınmaz yeni 112 ada 18 parsel olarak 1737,12 metrekare yüzölçümü tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından davalı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 112 ada 20 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide olduğu şekilde 978.12 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, 112 ada 15,16,17,18,19, ve 21 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispat ettiği ve çekişmeli taşınmazların yüzölçümünün bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde düzeltilmesi gerektiği kabul edilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Kararda esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait 112 ada 20 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalıp zeminde halen mevcut olan duvar ile kadastral sınır arasında kalan ve krokide (A) harfi ile gösterilen 19.72 metrekarelik alanın halen davalının kullanımında olduğu, 112 ada 20 parselde kadastral durum ile yenileme uygulamasının örtüşmediği, 20 sayılı parselin yüzölçümünün 978.12 metrekare olarak tespit edilmesi gerektiği belirtilmişse de, belirtilen yüzölçümünün nasıl hesaplandığı, krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın hangi parsele ilave edileceği, davalıya ait parselin yüzölçümünde azalma olup olmayacağı belirtilmemiştir.
Kararda ise 112 ada 20 parselin 978,12 metrekare yüzölçümü ile tesciline, 112 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespitteki yüzölçümü ile tesciline karar verilmiştir. Bu hali ile mahkemece verilen kararın infazı da kabil bulunmamaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde harita mühendisi bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif icra edilmeli, teknik bilirkişilere kadastro sırasında konulan nirengi noktalarından, bulunmadığı takdirde paftada ve arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik ölçüm yaptırılmalı, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor ve kroki alınmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/1432, K. 2009/1768, 19 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama