KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3339 E., 2009/3298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 6 parsel sayılı 11733,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve taksim nedeni ile 1/4 pay itibari ile davacı ve davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazın yarısının kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı ..., (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ..., (C) harfi ile gösterilen bölümünün davalı ..., (D) harfi ile gösterilen bölümünün davalı ..., (E) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı ve davalılar adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalıların zemindeki yerlerinin belli olduğu ve 15 yıldır taşınmazı bu şekilde kullandıkları kabul edilmek sureti ile karar verilmiş ise de, taşınmazın başında ayrı zamanlarda yapılan iki keşifte de dinlenen aynı yerel bilirkişinin beyanlarının çelişkili olması nedeniyle taşınmazın dava konusu edilen bölümünün neresi olduğu açık şekilde tespit edilemediği gibi taşınmazın geçerli bir taksime tabi tutulup tutulmadığı hususu da yeterince araştırılmadığından yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan dava konusu bölüme ilişkin iddia ve savunmaları ayrıntılı olarak sorulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılarak davaya konu edilen taşınmaz bölümü kesin olarak belirlenmelidir.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından öncesi tarafların miras bırakanına ait olan taşınmazın mirasçılar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise paylaşmanın murisin sağlığında çocuklarına paylaştırılıp bağışlama şeklinde mi, yoksa öldükten sonra tereke paylaşımı şeklinde mi yapıldığı,
paylaşıma tüm mirasçıların katılıp katılmadığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, önceki keşiflerdeki beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, tespit bilirkişileri ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olması durumunda yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın dava dışı bölümü yönünden kadastro tespitin kesinleşmiş olduğu göz önünde bulundurularak, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/3339, K. 2009/3298, 7 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama