KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3708 E., 2009/4737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 8 parsel sayılı 8073.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ile dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 06.06.2008 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 128.058 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tespit edilen 116 ada 7 sayılı parselin devamı olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Yapılan keşifte bir yerel bilirkişinin beyanı alınmış, dinlenen iki tespit bilirkişisi ise taşınmaza ilişkin bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden, ne zaman, kime intikal ettiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde dinlenmeyen tesbit bilirkişisi de tanık sıfatıyla dinlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişki yöntemince giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/3708, K. 2009/4737, 26 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama