İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/5115 K.2009/5148

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, usulüne uygun şikayetin bulunmadığından bahisle müştekinin talebinin reddine dair Şişli 1. İcra Mahkemesinin 14/05/2008 tarihli ve 2008/2001-2289 sayılı kararına karşı yapılan…

Esas2009/5115Karar2009/5148Tarih17 Temmuz 2009Okuma5 dk · 997 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/5115 E., 2009/5148 K.·Mahkemesi :ağır Ceza Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Temmuz 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

997 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, usulüne uygun şikayetin bulunmadığından bahisle müştekinin talebinin reddine dair Şişli 1. İcra Mahkemesinin 14/05/2008 tarihli ve 2008/2001-2289 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, borçlunun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2008 tarihli ve 2008/981 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Tebliğname ile;

1-Şişli 1. İcra Mahkemesince yapılan yargılama sırasında sanığa çıkarılan duruşmaya çağrı kağıdının tebliğ edildiğine ilişkin bir kaydın dosyada bulunmaması karşısında, sanığın hakkında yapılan yargılamadan haberdar olmadığı anlaşılmakla, savunma ... kısıtlanmak suretiyle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden mahkumiyet kararı verilmesinde,

2-Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin benzer bir olay sebebi ile vermiş olduğu 22/05/2007 tarihli ve 200/928-1931 sayılı kararında da belirtildiği üzere, İcra Ceza Mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurulması zorunlu olmakla birlikte, dosyada toplanması gereken delil,

araştırma ya da borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanması ve ihtilaf hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın özel ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesine gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10/06/2009 gün ve B.

03. O. CİG. 0.00.00.04-105-34-3053-2009/6171/31463 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 24.06.2009 gün ve K.Y.B.2009/154753 sayılı tebliğnarnesiyle istenilmiş olmakla,

GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; "kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder." olarak yapılmıştır.

"Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK. nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1. maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür.

Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, 5271 sayılı CMK'nun 223. maddesinde belirtilen "hüküm" niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz. Bu açıklama dikkate alındığında İcra ve İflas Kanununda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu kabul edilmelidir.

İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi gün içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerakmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunundaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunundaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan kanunun "İtiraz usulü ve inceleme merciileri" başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği,

buna karşılık İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda "suç" karşılığı verilen kararlar olmadığı, İcra ve İflas Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi gün içerisinde doğrudan yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması ve itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir.

Oysa ki somut olayda İcra Mahkemesince sanığa duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden, borçlu hakkında açılan davada usulüne uygun şikayetin bulunmadığından bahisle müştekinin talebinin reddine karar verilmiş, itiraz mercii Ağır Ceza Mahkemesince de itirazın kabulüne ve sonucunda borçlunun savunma ... kısıtlanmak suretiyle 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

Konunun bir kez de Kabahatler Kanunu yönünden irdelenmesinde ise, anılan Kanunun "itiraz yolu" başlıklı 29. maddesinde, " (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.

(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine" karar verir ..." hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanunu'nda da itirazı inceleyecek Ağır Ceza Mahkemesi için "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine," karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden Ağır Ceza Mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur.

Diğer taraftan aynı maddenin 2. fıkrasındaki "itirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir." amir hükmü gözetildiğinde, itiraz merciinin delil toplama ve sanığın savunmasını alması gibi yargılamayı gerektiren hususları yerine getirmesi de beklenmemelidir.

Öte yandan, bir ihtisas mahkemesi olan icra mahkemesince yerine getirilmesi gereken delil toplama ya da sair araştırmanın yapılmasını itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesinden beklemek, zaten yoğun iş yükü altında bulunan mahkemenin kendi asıl işlevinden uzaklaştırılmasına, yargı hizmetlerinin aksamasına, ve giderek adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilecektir.

Açıklamalar çerçevesinde icra mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurmak zorunda ise de, dosyada toplanması gereken delil, araştırma ya da borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde ise,

itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesinden talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, Ağır Ceza mahkemesince itirazın kabulünü müteakip, İcra ve İflas Kanunu'nun 349. maddesinde yazılı ihtaratı içeren duruşma davetiyesi tebliğ edilmek suretiyle savunmanın kısıtlanmasına yönelik işlemin ikmali için dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesi yerine anılan şekilde meşruhatlı duruşma davetiyesi tebliğ edilmeyen borçlunun savunma hakkını kısıtlamak suretiyle mahkumiyetine karar vermesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.09.2008 gün ve 2008/981 müt. sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/5115, K. 2009/5148, 17 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5115
Karar No
2009/5148
Tarih
17 Temmuz 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5116 K.2009/11931
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5117 K.2009/11958
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/5117 K.2009/5104
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/5118 K.2009/5041
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/5120 K.2009/5270
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/5121 K.2009/7568

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.