KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/5121 E., 2009/6732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... ile aleyhine temyiz istenilen ...vekili Avukat ...geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 168 ada 29 parsel sayılı 3.140 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tespit edilmiş, bu taşınmaz ile dava dışı 168 ada 38 sayılı parsel arasında kalan taşınmaz bölümü ise haritasında yol olarak gösterilmiştir. Davacı, kendisine ait 168 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ile 168 ada 38 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve kadastro sırasında yol olarak haritasında gösterilen taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve 168 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 168 ada 29 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş ise de; verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Hakkında hüküm kurulan 168 ada 29 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında davacı adına tespit olunmuştur. Davacı ise, 168 ada 29 parsel ile 38 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan ve kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit harici bırakılan taşınmazın adına tescilini talep etmektedir.
3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 26/son fıkrası hükmü uyarınca kadastro mahkemelerinin görevi, her taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği anda başlar. Diğer bir anlatımla, kadastro tutanağı tanzim edilmeyen taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemeleri görevli değildir.
Kadastro sırasında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemelerinin görevli olabilmesi için, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 7/4. maddesi gereğince, kadastro tespiti sırasında ilgililerin taşınmaz başında hazır bulunarak kadastro dışı bırakma işlemine karşı uyuşmazlık çıkarmaları ve bu taşınmaz hakkında tutanak düzenletmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde kadastro dışı bırakma işlemi kesinleşir ve hak sahipleri ancak genel mahkemelerde dava açabilirler.
Somut olayda, tesbit sırasında çekişmeli taşınmaz bölümü, haritasında yol olarak gösterilmiş ve 3402 sayılı Yasa'nın 7/4. maddesinde açıklanan şekilde bu taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağının tanzimi sağlanmamıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece davanın her safhasında re’sen incelenmelidir.
Mahkemece, hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmaz hakkında açılan davada mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın talep halinde görevli ve yetkili genel hukuk mahkemesine gönderilmesine, hakkında açılmış bir dava bulunmayan 168 ada 29 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, eksik alınan 67.20 TL temyiz yoluna başvurma harcının davacıdan alınmasına,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/5121, K. 2009/6732, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama