KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/532 E., 2009/1837 K.·Mahkemesi : Gölbaşı (Ankara) İcra Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2009
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık ...’nın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekilinin 15.12.2005 tarihli şikayet dilekçesinde sanığın İİK’nun 333/a maddesinin yanında aynı yasanın 331.maddesi gereğince de cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiş olup, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinin 6.fıkrasında "bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” hükmü ile anılan Kanun’un 349.maddesindeki "... şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı",
şeklindeki düzenleme ve diğer taraftan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır" hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği,
icra mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, bu usulün sanığın eylemine konu İİK’nun 331.maddesi açısından da geçerli olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bu suçtan bir karar verilebilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/532, K. 2009/1837, 23 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama