KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/5531 E., 2009/8798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2009
- Mahkemesi
- İstanbul 4. İcra Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'nın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 10.03.2008 havele tarihli dilekçesiyle; ... İnş. Asansör Malz. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında devam eden takipte yaptıkları araştırmalar sonucunda borçlu şirketin yetkilisi olan şüphelinin İİK'nun 44. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeden usulsüzce ticareti terk ettiğini ileri sürerek sanığın İİK'nun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamına göre isnat edilen suçun oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinde de ticaret şirketlerinin nev’ilerinin ; kolektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinden ibaret olduğu belirtilmiştir. Yukarıda sayılan ticaret şirketleri yönünden Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenleme incelendiğinde, bunlar için ticareti terk hususu değil, bunun yerine infisah ve tasfiyeleri öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Eş anlatımla Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde sayılan şirketlerde ticareti terk değil, ortaklık ilişkisi sona erdirilmektedir.
Anılan şirketlerin her biri için infisah ve tasfiye yolu ayrı ayrı gösterilmiştir.
Tasfiye sırasında ticaret şirketinin alacak ve borçları belirlenir ve borçlar ödendikten sonra kalan mevcudu, esas mukavelede aksine bir hüküm olmadıkça, pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve paylara bağlı olan imtiyaz hakları nispetinde dağıtılır, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden terkini tasfiye memurları tarafından sicil memurluğundan talep olunur.
İş bu talep üzerine terkin keyfiyeti tescil ve ilan olunmakla ticaret şirketinin tüzel kişiliği sona ermiş olur. Tasfiye süreci ile tüzel kişilik sona erdirildiğinden terkin işlemi sırasında ticaret sicil memurluğuna İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesine göre bir mal beyanında bulunulması da söz konusu değildir.
Terkin işleminden sonra ticaret şirketinden alacağı bulunduğunu iddia eden bir alacaklı bu alacağını ancak terkin edilen ticaret şirketini yasaya göre ihyasını sağlamak suretiyle tahsil edebilecektir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/5531, K. 2009/8798, 21 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama