KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/7588 E., 2009/8557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 77 parsel sayılı 1532,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde, kendine ait 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydından eksik ölçüldüğü ve bu eksik kısmın 117 ada 77 parsel içinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıya ait 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespit dayanağını oluşturan tapu kaydına ait tescil krokisinin fenni sıhhate sahip olmayıp şeklen uygulanabileceği, çekişmeli 117 ada 77 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının sabit olup genişleme ve değişimin olmadığı ve tespit sırasında belirlenen sınırların doğru olduğu kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacıya ait 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazı davacıya satan ... ile davacı arasındaki satış işleminde davacıya satılan yer açık bir şekilde tespit edilmemiş, satışa konu yerin bir kısmının çekişmeli parsel içerisinde kalıp kalmadığı hususu yeterince araştırılmamış ve yine davacıya ait olan 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın dayanağını oluşturan Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/198 esas, 1988/96 karar sayılı dosyasında mevcut tescil krokisi uygulanma kabiliyetinin olmadığı gerekçesi ile zemine usulünce uygulanmamıştır.
Tescil krokisi incelendiğinde krokinin kabaca ve basit yöntemle çizilmiş bir kroki olmadığı, kırık noktalar ile davacıya ait 117 ada 76 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan 75 parsel içinde bulunan eve olan mesafesinin sayısal değerlerle belirlendiği, bu durumda tescil krokisinin uygulanma kabiliyetine sahip olduğu anlaşılmakta olup bu yön mahkemece yeterince incelenmemiştir.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ve harita mühendisi teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacı ile bayii ... arasındaki satış sözleşmesinde davacıya satılan yerin zeminde gösterilmesi istenilmeli ve bu şekilde satışa konu olan taşınmaz tespit edilmeli, çekişmeli 77 parsel içinde bulunan evin satışa konu olup olmadığı, satışa konu olmuş ise hangi nedenle davacıya devredilmediği,
davacının bayii ...’nin ne zaman öldüğü ve dava konusu 77 parsel içinde bulunan evin ne zamana kadar bu şahıs tarafından kullanılmaya devam edildiği sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, harita mühendisi uzman bilirkişi aracılığı ile 76 parsel sayılı taşınmaza ait tescil krokisi yöntemince zemine uygulanarak tescil krokisi kapsamında kalan taşınmaz belirlenmeli ve krokide gösterilmeli, tescil krokisi kapsamında kalan taşınmaz yönünden taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/7588, K. 2009/8557, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama