KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/7724 E., 2009/6722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2009
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 129 parsel sayılı 5.414,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici ifraz, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydı miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilemeyeceği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin 21.02.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı Hazine adına tesciline, bu bölüm üzerindeki zeytin ağaçlarının davalı tarafa ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, (A) harfi ile gösterilen bölümün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının temyiz istemi, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydı miktar fazlası olarak kesilen ve Hazine adına tescile karar verilen uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne yöneliktir.
Mahkemece, davalı taraf dayanağı tapu kaydının gayrisabit sınırlı olduğu, tapu kaydı miktar fazlasının öncesinde orman olduğunun kabulü gerektiği ve orman tahdidinin kesinleştiği tarih ile tespit günü arasında zilyetlikle mülk edinme süresi de dolmadığından kayıt miktar fazlasının kazanılamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmadığı gibi yapılan değerlendirme de dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dayanak tapu kaydı miktar fazlasının zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı hususundadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman tahdidi yapılmış ve 1989 tarihinde kesinleşmiştir. 1935 yılında iskanen oluşmuş ve 4.136 metrekare yüzölçümündeki tespit ve davalı dayanağı tapu kaydının üç hududu şahıs taşınmazı, batı sınırı ise "çalılık" okumaktadır. Dayanak tapu kaydı sınırlarında "orman" okumamaktadır.
Çalılıklar orman sayılan yerlerden olmadığından koşulları gerçekleşmiş ise imar ve ihya ile iktisabının mümkün olmasına göre tapunun tesis tarihinde çekişmeli taşınmazın sınırındaki taşınmazın niteliğinin belirlenmesi önem kazanmakta olup, bu husus yeterince araştırılmadığı gibi, uzman ziraatçı bilirkişi raporunda, üzerindeki zeytin ağaçlarının 50-60 yaş ortalamasında olduğu bildirilen taşınmazın, temyize konu bölümü ile ilgili olarak dinlenilen mahalli bilirkişiler ve davalı tanığının beyanları da zilyetlik süresini belirlemeye yeterli bulunmamaktadır.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak, keşfe katılacak bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün hangi tarihten beri zilyet edildiği, öncesinin ne olduğu, hangi tarihte imar ve ihya edildiği, hangi tarihten beri davalı veya bayilerinin elinde bulunduğu,
sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı gibi hususlar olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, keşfe katılacak ve 3 kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün niteliğini, ne zaman imar ve ihya edildiğini, ne kadar zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı hususlarını, ormancı bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin orman mı çalılık mı olduğunu bildirir şekilde bilimsel ve teknik verilere dayalı raporlar alınmalı, tespit tutanağına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişkiler giderilmeli,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/7724, K. 2009/6722, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama