KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/8096 E., 2010/4249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 10, 102 ada 29, 103 ada 146 ve 147, 109 ada 4, 5, 7, 64 ve 65, 110 ada 2 ve 3 parsel sayılı 60346.48, 35885.57, 25031.75 ve 14079.49, 9703.35, 21377.24, 25648.40, 53956.13 ve 33072.71, 13906.25 ve 6864.64 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak belirtilen yerlerden olmaları nedeniyle mera olarak sınırlandırılarak.
109 ada 67, 68 ve 70 parsel sayılı 75981.31, 13156.33 ve 58107.79 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olmaları nedeniyle Hazine adına. 105 ada 43 ve 109 ada 92 parsel sayılı 107272.13 ve 50960.61 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kayıtları ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş.
109 ada 67 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesine “... oğlu ...’nın kullanımındadır”, 109 ada 68 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesine “... oğlu ... ...’nın kullanımındadır”, 109 ada 70 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesine “... oğlu ... ...’nın kullanımındadır” ve 109 ada 92 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesine “... oğlu ... ...’nın kullanımındadır” şeklinde şerhler verilmiştir.
Davacı ... oğlu ... vekili, yasal süresi içinde 102 ada 29, 103 ada 147 ve 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... ... vekili, 109 ada 4 ve 68 ile 110 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... vekili, 109 ada 67 ve 70 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... ... vekili yasal süresi içinde 109 ada 92 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... ... vekili 110 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescili istemiyle;
davacılar ... oğlu ... ve ... ... vekili, 109 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... ... vekili, 101 ada 10, 103 ada 146, 109 ada 64 ve 65 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescili istemiyle; davacı ... oğlu ... ..., 101 ada 10 ve 105 ada 43 parsel sayılı taşınmazların adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...’nın, birleşen davaların davacılardan davacı ... ...’nın, davacı ... ...’nın, davacılar ... ... ve ... ...’nın, davacı ...’nın, davacı ... ...’nın davalarının reddine, davacı ... ...’nın davasının, dava konusu ettiği 110 ada 2 parsel, 109 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine, 109 ada 68 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, 103 ada 147, 102 ada 29, 110 ada 2, 109 ada 65 parsel, 101 ada 10, 105 ada 43, 109 ada 5 ve 7, 110 ada 3, 110 ada 2, 109 ada 4, 109 ada 67 ve 70 ve 109 ada 92 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine,
109 ada 68 parsel sayılı
taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; ... oğlu, 1958 doğumlu ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ile davacılar vekili ve davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli 105 ada 43 ile 109 ada 67, 70 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli 101 ada 10, 102 ada 29, 103 ada 146 ve 147, 109 ada 4, 5, 7, 64 ve 65; 110 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, çekişmeli bu taşınmazların tespitleri mera olarak sınırlandırılmak suretiyle yapılmış olup, davacılar tarafından açılan davalar da reddedildilmiş olduğu halde, meraların tescile tabi olmadıkları gözönünde bulundurulmaksızın mahkemece, tespit gibi tapuya tescillerine şeklinde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
kararın hüküm bölümünün çekişmeli bu taşınmazlarla ilgili 10, 11, 12, 13, 15, 16 ve 17. bentleri sonunda yer alan “Tapuya tesciline” sözcüklerinin ayrı ayrı hükümden çıkarılarak yerlerine ayrı ayrı “mera olarak sınırlandırılarak mera özel siciline yazılmasına” sözcüklerinin eklenmesine ve bu taşınmazlarla ilgili kararların, hüküm fıkralarının düzeltilmiş bu şekilleriyle ONANMASINA,
3-Mahkemece çekişmeli 109 ada 68 parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olduğu ve bu taşınmaz üzerinde davacı ... ... yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli bu taşınmaza güney, batı ve kuzeydoğu ile doğu yönde 109 ada 69 parsel sayılı taşınmazdan sonra komşu olan taşınmazların ada ve parsel numaraları belirlenerek; kadastro tutanağı örnekleri ve varsa kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan kayıtları dosya içine getirtilip uygulamada yararlanılmadığı gibi, çekişmeli taşınmaza kuzey yönünden komşu olan 109 ada 69 parsel sayılı taşınmazın tespiti mera olarak kesinleşmiş olmasına rağmen, taşınmazın meradan elde edilip, edilmediği yönünde yöntemince mera araştırması da yapılmamıştır.
Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıklar ile, üç kişiden oluşacak uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisi hazır olduğu haliyle mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli bu taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime nasıl geçtiği, komşu taşınmazlardan ve özellikle mera olan taşınmazlardan ne şekilde ayrıldığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli bu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olup olmadığını toprak yapısı, eğim,
bitki deseni ve diğer yönlerden değerlendirmelerle bildiren, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren ve çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenen ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden de keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, ayrıntılı ve çekişmeli bu taşınmaz ile komşusu olan mera parsellerinin durumunu yan kesit krokisi ile gösteren rapor alınmalıdır.
Bu şekilde yapılacak keşif ve uygulama ile toplanacak ve
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/8096, K. 2010/4249, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama