KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/8177 E., 2010/1578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 250 ada 353 parsel sayılı 3697.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetliğin terk edilmesi nedeniyle çalılık vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 250 ada 353 sayılı parselin ... adına tesciline karar verilmiş: hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de. Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun değildir.
Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen 4.6.2007 tarihli zirai bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde 50'ye yakın meşe ağacının bulunduğu, taşınmazın %10-15 meyilli olduğu, üzerinde yer yer meşe filizlerinin ve arpadan çok yabani bitkilerin bulunduğu, uzun zamandır tarımsal faaliyette bulunulmadığı ve yeni kullanılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan 2.keşif sonucu alınan 5.12.2008 tarihli ziraat bilirkişi raporunda da taşınmazın toprağının çok taşlı olduğu, dağınık halde 40 adet kendiliğinden yetişen muhtelif orman ağacı bulunduğu, üzerinde az miktarda taş toplama hariç her hangi bir imar ve ihya faaliyetinin yapılmadığı belirtilmiş, taşınmazın çekilen fotoğrafları rapora eklenmiştir.
Birbirini destekleyen, bilimsel nitelikte iki zirai bilirkişi raporu ve fotoğraflara göre 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen imar ve ihyanın yapılmadığı sabit olmuştur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/8177, K. 2010/1578, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama