KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9270 E., 2010/854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118 ada 28 parsel sayılı 3568,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedenleri ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde, çekişmeli taşınmaz ile kendine ait olan 118 ada 27 parsel arasındaki sınırın kuzeyden güneye düz bir hat şeklinde olması gerekirken kuzeye doğru çıkıldığında sınırın kuzeybatıya doğru yönlendirilmesi nedeni ile kendi taşınmazının eksik ölçüldüğü iddiasına dayanarak bu bölümün tespitinin iptali ve kendi taşınmazına ilave edilmek sureti ile adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın Kadastro Kanunun 41. maddesi kapsamında kaldığı ve Kadastro Müdürlüğünce işlem yapılması gerektiği belirtilmek sureti ile davanın yargı yeri nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının talebinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi kapsamında kalan düzeltme işlemine yönelik olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun değildir.
Davacı dilekçesinde kendisine ait olan 118 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu olan 118 ada 28 parsel sayılı taşınmaz arasında bulunan sınırın kuzeyden güneye düz bir hat şeklinde inmesi gerektiğini ancak tespit sırasında sınırın kuzeye doğru çıkarken kuzeybatıya yönlendirilerek ölçülmesi sonucu kendi taşınmazının davalıya ait taşınmaz içinde bırakıldığını ve bu şekilde eksik ölçüldüğünü iddia etmiştir.
Davacı bu iddia ile dava konusu 118 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kısmen iptalini ve kendi adına tescilini istemiştir.
Bu şekildeki bir davanın 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesi ile ilgisi olmadığı, davanın mülkiyet ve ortak sınır ihtilafına yönelik olduğu düşünülmeden, Kadastro Müdürlüğünce işlem yapılması gerektiği belirtilerek; davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davanın niteliği kadastro tespitine itiraz mahiyetinde olduğundan davayı inceleme görevi Kadastro Mahkemesine aittir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9270, K. 2010/854, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama