KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9410 E., 2010/983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Davalılar
- HAZİNE, HASANLI KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 1 parsel sayılı 252.51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle boşluk niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde adına tespit edilen 133 ada 2 sayılı parsel ile dava konusu taşınmazın bir bütün olduğu ve kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 133 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 105.81 metrekarelik bölümünün davacı ... adına, (B) harfi ile gösterilen146.70 metrekarelik bölümünün ise tespit gibi boşluk olarak davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacının irsen intikal ile 20 yılı aşkın zilyetliğinde bulunduğu, bu kısmı beton ve duvarla ayırdığı ve adına tespit edilen 133 ada 2 sayılı parselinin devamı niteliğinde bulunduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise davacıya ait olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı taraf mahkemeye sunduğu 17.10.2008 dava delil listesinde ve dava dilekçesinde 11.2.1956 tarih ve 12 ve 14 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmış ise de Mahkemece tapu kayıtları getirtilerek mahallinde uygulanıp taşınmaza uyup uymadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliğin başlangıcı, niteliği ve sürdürülüş biçimi yönünden beyanları da uyuşmazlığın çözümlenmesinde yeterli bulunmadığı halde itibar edilmesi isabetsizdir.
Doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa dayanağı belge ve haritası, kadastro tespitinde revizyon görüp görmediği araştırılarak, varsa revizyon gördüğü parselin kadastro tespit tutağının onaylı sureti ile, davacı adına tespit edilen 2 sayılı parselin etrafındaki yoldan sonraki parseller de dahil olmak üzere taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanağı kayıtlar getirtilerek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişileri katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Davacının dayandığı tapu kayıtları yerel bilirkişi ve fen bilirkişisi yardımı ile uygulanarak taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, taşınmaza uyup uymadığı duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve ne suretle intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı,
davacı tarafın, çekişmeli taşınmazın 2 sayılı parsel ile bir bütün olduğunu iddia etmiş olmasına göre teknik bilirkişi krokisi de davacı adına tespit edilen 2 sayılı parsel ile taşınmaz arasında olduğu gösterilen duvarın ne sebeple, kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı; duvar davacı tarafından yapılmış ise çekişme konusu 1 sayılı parselin ne sebeple duvarın dışında bırakıldığı, çekişme konusu 1 sayılı parselin yol tarafındaki sınırında duvar bulunup bulunmadığı,
duvarın içi ve dışında kalan bölümlerin ne şekilde tasarruf edildiği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, alınan beyanların tespit tutanağının edinme sebebinde yazılı beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek, yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, zirai bilirkişiden taşınmazın tamamının niteliği, toprak yapısı, ne olarak kullanıldığı,
bitki örtüsü, zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisinden davacının dayandığı tapu kaydının uygulanması ile davacının taşınmazda döktüğü beton ve yaptığı duvarın bulunduğu yeri, tam olarak gösterir şekilde krokili rapor alınmalı, çekişmeli parseli, davacı adına tespit edilen 2 sayılı parseli, yolları ve duvarı birlikte gösterir geniş açılı fotoğraflar çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9410, K. 2010/983, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama