KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9420 E., 2010/1816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 07.04.2009 gün ve saatte temyiz eden ... vs. Vekili Avukat Hikmet ... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 413, 414, 415 ve 416 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek yüzölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... Efendi mirasçıları terekesi mümessili tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı ... ..., çekişmeli taşınmazların yüzölçümlerinin eşit olması gerekirken kendisine ait parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiası ile kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Mahkemece çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 413 parsel sayılı taşınmazın ... ..., 414 parsel sayılı taşınmazın ... ..., 415 parsel sayılı taşınmazın ... ... ve 416 parsel sayılı taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesinde belirlendiği üzere kadastronun amacı, taşınmazların tespit günündeki geometrik ve hukuki durumunu belirlemek suretiyle Türk Medeni Kanunu'nun hedeflediği tapu sicilini oluşturmak olduğuna göre Kadastro Hakimi, anılan amaca uygun, doğru, güvenilir ve infaz sırasında tereddüte yol açmayacak şekilde taşınmazın geometrik ve hukuki durumunu belirlemek zorundadır.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazlar kadastro sırasında Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek yüzölçümü ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9420, K. 2010/1816, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama