KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9589 E., 2010/1803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 365 ada 54 parsel sayılı 14.221,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Süleyman Paşa Vakfı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz üzerindeki muhdesatın adına tespiti istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa ve vekiline delillerini bildirmek için süre verildiği buna rağmen delillerini bildirmedikleri, taşınmazın tespitinin tapu kaydına dayanılarak yapıldığı ve davacı tarafça davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme yetersiz olup, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmaz üzerinde bulunan ağaç, fındık bahçesi ve bina gibi mütemmim cüzün davacı tarafa ait olduğunun tespiti ile davacı adına tapuya kaydını istemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı çağrılarak dava dilekçesi açıklattırılıp davanın niteliği kesin olarak belirlenmeli; talebinin taşınmazın üzerindeki muhdesatın aidiyetine mi yoksa taşınmazın aynına mı yönelik olduğu saptanmalıdır.
Bundan sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca, "uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgiler ilgili dairelerden getirtilerek tarafların bildirecekleri deliller toplandıktan sonra, davayı kanıtlama yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğunu tayin ve takdir etmek suretiyle belirlemek, bundan sonra ilgili tarafa, gerektiğinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca yöntemine uygun ihtarda bulunmak ve mahallinde keşif yapılmak suretiyle davanın esası ile ilgili uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9589, K. 2010/1803, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama