KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1225 E., 2010/6584 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2010
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 22 parsel sayılı 8303,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek sınırları kesinleştirilmeksizin davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meraya vaki tecavüzün önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde bulunmadığı ve davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Mera niteliği yönünden komşu köylerden mahalli bilirkişi ve tanık dinlenmediği gibi, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın mera bütünlüğünü bozduğu ve mera parseli ile ayırıcı bir sınırının da bulunmadığı yönündeki raporuna niçin itibar edilmediği kararda değerlendirilmemiştir.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi ile aynı yöneteme göre belirlenecek zilyetlik tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı,
taşınmaza komşu olan ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilen 101 ada 25 sayılı parselin eylemli şekilde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu
parsellerle arasında doğal yada yapay sınır veya ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ile ilgili çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişi aracılığı ile taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğraflar çekilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı,
Komşu 101 ada 25 sayılı parselin eylemli şekilde mera olarak kullandığının tespit edilmesi halinde mera bütünlüğünü bozan taşınmazın dava konusu bölümü üzerinde gerçekleşen zilyetliğin hukuken değer taşımayacağı gözetilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1225, K. 2010/6584, 12 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama