KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1236 E., 2010/5416 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 159 ada 19 parsel sayılı 32175,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kısmen iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı lehine zilyetlik ile iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ile dayanak belgeleri getirtilerek keşifte uygulanmadığı gibi dosyaya sunulan zirai bilirkişi raporunda taşınmazın uzun yıllar bakımsız kaldığının belirtilmesine rağmen zilyetliğin terkinin söz konusu olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tutanakları ve tespitleri bir belgeye dayanıyor ise ilgili belgeler dosyaya getirtilmeli, taraflara tanık bildirme imkanı tanınmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve tanıklar katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın kim tarafından hangi tarihten bu yana zilyet edildiği ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi, zilyetliğin iradi olarak terkinin söz konusu olup olmadığı, taşınmazın hangi nedenle uzun zaman bakımsız bırakıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkân verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazı tüm yönleri ile gösterecek şekilde fotoğrafları çektirilerek dosya içine konulmalı,
bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1236, K. 2010/5416, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama