KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1389 E., 2010/6389 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 166 ada 19 parsel sayılı 708400.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanım nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 166 ada 19 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 27.10.2009 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesciline, taşınmazın geriye kalan kısmının mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın temyize konu bölümünün niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmaz ile ilgili mahkemenin gözlemi keşif tutanağına geçirilmemiş, çekişmeli taşınmazın fotoğrafı çektirilmemiş, çekişmeli taşınmazın tescile karar verilen bölümü ile mera olarak sınırlandırılan bölümü arasında ayırıcı unsur olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, her iki bölümü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmemiştir.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte
başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguların da değerlendirilmesi suretiyle taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak ve özellikle mera olarak sınırlandırılan bölümün toprak yapısı ile tescile karar verilen temyize konu bölümünün toprak yapısını mukayese eder nitelikte ve aralarında ayırıcı unsur olup olmadığını belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı,
bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli. çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümü ile mera olarak sınırlandırılan bölümünü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmeli. teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1389, K. 2010/6389, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama